ABD Yüksek Mahkemesi, eski Başkan Donald Trump’ın doğumla vatandaşlık hakkını sınırlamayı hedefleyen yürütme emriyle ilgili önemli bir karara imza attı. Mahkeme, alt mahkemelerin bu tür başkanlık emirlerine karşı ülke çapında ihtiyati tedbir kararı veremeyeceğine hükmederek, Trump yönetiminin önündeki önemli bir hukuki engeli kaldırdı.
Yasal zemini zayıflattı
Yargıç Amy Coney Barrett, çoğunluk görüşünü yansıtan karar metninde, 1789 Yargı Yasası’nın federal mahkemelere ülke çapında ihtiyati tedbir kararı verme yetkisi tanımadığını vurguladı. Karar, doğrudan Trump’ın yürütme emrinin anayasal olup olmadığını ele almasa da, uygulamayı durduran tedbirlerin yasal zeminini zayıflattı.
Trump, ikinci döneminin ilk gününde imzaladığı başkanlık emriyle, yasal statüsü olmayan ya da kısa süreli vizelerle ABD’de bulunan yabancıların çocuklarının otomatik vatandaşlık kazanmasını engellemeyi hedeflemişti. Alt mahkemeler, bu emre karşı ülke çapında yürütmeyi durdurma kararı vermiş, ancak Trump yönetimi bu kararların yetki aşımı olduğunu savunarak konuyu Yüksek Mahkeme’ye taşımıştı.
Yüksek Mahkeme’nin kararı, Trump yönetiminin benzer politikalarına karşı açılmış yüzlerce davanın seyrini etkileyebileceği için hem siyasi hem de hukuki olarak kritik önem taşıyor. Karara muhalif kalan üç liberal yargıç ise Başkan’ın emrinin açıkça anayasaya aykırı olduğu görüşünü savundu.

