Türkiye’nin 2025 yılının ilk 9 ayında 1 trilyon 200 milyar TL’yi aşan bütçe açığı verdiğini hatırlatan Prof. Dr. Yakup Küçükkale, bu durumun ekonomiye ağır maliyetler yüklediğini belirtti. TC Lira TV’de tclira.com Genel Yayın Yönetmeni Taylan Büyükşahin’e konuşan Küçükkale, bütçe açıklarının göz ardı edilemeyeceğini vurguladı.
Küçükkale, bazı iktisatçıların bütçe açıklarının sorun yaratmadığını savunan heteredoks görüşlere katılmadığını söyledi. “Kamu harcamalarını kısmadan, açık bütçe politikalarıyla ekonomiyi büyütmeye çalışıyoruz. Ancak piyasaya çıkan bu fazla nakit, faiz oranlarını yükseltiyor, özel sektörün krediye ulaşmasını zorlaştırıyor. Bu çok ağır bir maliyettir” dedi.
Faiz giderleri rekor seviyede
Prof. Küçükkale, faiz giderlerinin de hızlı bir şekilde arttığını vurguladı. Küçükkale, “2024’ün ilk 9 ayında faiz gideri 912,6 milyar TL iken bu yılın aynı döneminde 1 trilyon 662,3 milyar TL’ye ulaştı. Yani yüzde 82’yi aşan bir artış söz konusu. Şu anda faiz giderleri zaten başımızı ağrıtıyor. Devlet, 100 liralık borç ödemesi yapabilmek için 130 lira yeni borçlanmak zorunda kalıyor” ifadelerini kullandı.
Küçükkale, mevcut gidişatın sürdürülemez olduğunu belirterek, kamunun daha ölçülü hareket etmesi gerektiğini söyledi. Küçükkale, “Böyle devam ederse ilerleyen dönemlerde 100 TL ödemek için 150 TL borçlanmamız gerekebilir. Bunun sonu pek parlak görünmüyor” dedi.
Dünya örnekleri uyarıyor
Hükümetlerin sürekli borçlanarak bütçe açığını finanse etmeye çalıştığı ülkelerde başarılı olunamadığını belirten Küçükkale, Avrupa örneklerini işaret ederek, “Türkiye ile Avrupa ülkelerinin bütçe açıklarını aynı kefeye koymak yanlıştır. Bu, etkilerini bilmemek anlamına gelir” dedi.
Küçükkale, bütçe disiplininin bir an önce sağlanmasının önemine dikkat çekerek, moratoryum ve iflas riskinin arttığını vurguladı.
Programın tamamını izlemek için:

