Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Sponsorlu Bağlantılar

Denizbank Reklam

TMD Başkanı Yılmaz: Türkiye’nin yer altı potansiyelini harekete geçirmeliyiz

Türkiye Madenciler Derneği (TMD) verilerine göre, 2025’in ilk yarısında Türkiye’nin 49,3 milyar dolarlık dış ticaret açığının 20,82 milyar doları madencilik ve taş ocakçılığı sektöründen kaynaklandı. TMD Başkanı Mehmet Yılmaz, yer altı potansiyelinin değerlendirilmemesinin kabul edilemez olduğunu belirterek, madenciliğin ekonomide lokomotif sektör haline gelmesi gerektiğini vurguladı.

Türkiye Madenciler Derneği (TMD) verilerine göre, 2025’in ilk yarısında Türkiye’nin

Türkiye’nin dış ticaret açığının önemli bir bölümünü madencilik ve taş ocakçılığı sektörü oluşturuyor. Türkiye Madenciler Derneği (TMD) verilerine göre, 2025’in ilk yarısında toplam 49,3 milyar dolarlık dış ticaret açığının 20,82 milyar doları bu sektörden kaynaklandı. TMD Başkanı Mehmet Yılmaz, yer altı potansiyelinin etkin kullanılması gerektiğini vurgulayarak, madenciliğin ekonomide lokomotif sektör haline gelmesinin kaçınılmaz olduğunu söyledi.

Ruhsatlı alan oranı çok düşük

Türkiye’nin 78,3 milyon hektarlık yüzölçümünde 7,7 milyon hektarlık alanda arama ruhsatı bulunurken, işletmeye dönüşen alan toplam yüzölçümün yalnızca binde 1’i seviyesinde. Orman alanlarında madencilik faaliyetleri ise toplamın sadece binde 0,38’ini kapsıyor. Bugüne kadar 11 bin 325 hektar alanda rehabilitasyon ve yeniden ağaçlandırma çalışması yapıldı.

Zeytinliklerde dengeli yaklaşım şart

Zeytinliklerde madencilik tartışmalarına değinen Yılmaz, “Zeytin ağacı kutsaldır ama sanayi tesisleri, ikinci konutlar ya da otoyollar da tahribata sebep olabiliyor. Kriterlere uygun şekilde dengeli bir yaklaşım ülke çıkarı için önemlidir” dedi.

Kritik mineraller ve enerji dönüşümü

Yılmaz, Türkiye’nin 3,5 trilyon dolarlık yer altı potansiyeline dikkat çekerek, “Bor rezervlerinin yüzde 73’ü bizde ama katma değerli ürün üretimimiz sınırlı. Rafine ürünlerle 2 milyar dolarlık ek gelir elde edebiliriz. Mermerde işlenmiş ürün ihracatı 1,5 milyar dolarlık katkı sağlayabilir.” diye konuştu.

Altın rezervlerinin 5 bin ton civarında olduğunu, güncellenmesi halinde 10 bin tona çıkabileceğini belirten Yılmaz, lityum, grafit ve nadir toprak elementleri gibi minerallerin yeşil enerji teknolojilerinde kritik rol oynadığını ifade etti.

“Yenilenebilir enerji hedefi madenciliğe talebi artıracak”

Elektrikli araç, rüzgar türbini ve güneş paneli üretiminde daha fazla mineral kullanıldığını belirten Yılmaz, “Bir elektrikli araç, klasik araca göre 6 kat; bir deniz üstü rüzgar türbini doğal gaz santraline göre 13 kat daha fazla mineral kullanıyor.” dedi.

Türkiye’nin 2035 yılına kadar planladığı 60 gigavatlık yenilenebilir enerji kapasitesinin madencilik sektöründe büyük talep artışı yaratacağını kaydeden Yılmaz, madenciliğin çevreye duyarlı ve sürdürülebilir biçimde geliştirilmesinin ülke ekonomisi açısından zorunlu olduğunu vurguladı.