Ruhsatlı alan oranı çok düşük
Türkiye’nin 78,3 milyon hektarlık yüzölçümünde 7,7 milyon hektarlık alanda arama ruhsatı bulunurken, işletmeye dönüşen alan toplam yüzölçümün yalnızca binde 1’i seviyesinde. Orman alanlarında madencilik faaliyetleri ise toplamın sadece binde 0,38’ini kapsıyor. Bugüne kadar 11 bin 325 hektar alanda rehabilitasyon ve yeniden ağaçlandırma çalışması yapıldı.
Zeytinliklerde dengeli yaklaşım şart
Zeytinliklerde madencilik tartışmalarına değinen Yılmaz, “Zeytin ağacı kutsaldır ama sanayi tesisleri, ikinci konutlar ya da otoyollar da tahribata sebep olabiliyor. Kriterlere uygun şekilde dengeli bir yaklaşım ülke çıkarı için önemlidir” dedi.
Kritik mineraller ve enerji dönüşümü
Yılmaz, Türkiye’nin 3,5 trilyon dolarlık yer altı potansiyeline dikkat çekerek, “Bor rezervlerinin yüzde 73’ü bizde ama katma değerli ürün üretimimiz sınırlı. Rafine ürünlerle 2 milyar dolarlık ek gelir elde edebiliriz. Mermerde işlenmiş ürün ihracatı 1,5 milyar dolarlık katkı sağlayabilir.” diye konuştu.
Altın rezervlerinin 5 bin ton civarında olduğunu, güncellenmesi halinde 10 bin tona çıkabileceğini belirten Yılmaz, lityum, grafit ve nadir toprak elementleri gibi minerallerin yeşil enerji teknolojilerinde kritik rol oynadığını ifade etti.
“Yenilenebilir enerji hedefi madenciliğe talebi artıracak”
Elektrikli araç, rüzgar türbini ve güneş paneli üretiminde daha fazla mineral kullanıldığını belirten Yılmaz, “Bir elektrikli araç, klasik araca göre 6 kat; bir deniz üstü rüzgar türbini doğal gaz santraline göre 13 kat daha fazla mineral kullanıyor.” dedi.
Türkiye’nin 2035 yılına kadar planladığı 60 gigavatlık yenilenebilir enerji kapasitesinin madencilik sektöründe büyük talep artışı yaratacağını kaydeden Yılmaz, madenciliğin çevreye duyarlı ve sürdürülebilir biçimde geliştirilmesinin ülke ekonomisi açısından zorunlu olduğunu vurguladı.
