Her yıl aynı takım şampiyon olduğu için ilginin azalması beklenirken, bu yıl Trendyol Süper Lig çok sayıda kulübün taraftarları için sabırsızlıkla beklenen bir umut ve heyecan kaynağı. Bunda tipik bir futbolseverin tuttuğu takımın kazanma olasılığına dair fazlasıyla iyimser olmasının payı olsa da, rasyonel temeller de mevcut. Zira zaten güçlü bir kadroya sahip olan Galatasaray’ın yanı sıra, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor da büyük transferler yaparak taraftarlarını heyecanlandırdılar. Yakın zamana kadar yılda 4-5 milyon Euro kazanan futbolcular parmakla sayılırken, şimdi 10 milyon Euro civarında kazancı olan futbolcuların sayısı gittikçe artıyor. Fenerbahçe’nin ‘transfer şampiyonluğu’ çok eskilere giden bir hikaye iken, Metin-Ali-Feyyazlı yıllarda “kolej takımı” olarak adlandırılan Beşiktaş dahi eski mütevazı kimliğinden çok uzaklaşmış durumda.

Yayın, stadyum ve sponsor gelirlerinin çok da yükselmediği bir ortamda pahalı transferlerin nasıl mümkün olduğu merak konusu. Öncelikli olarak, Beşiktaş dışındaki 3 kulübün 2021’de yapılan Bankalar Birliği anlaşmasından çıkmayı başardığını ve bunun da kulüplerin transfer harcaması yapma bakımından ellerini rahatlattığını söyleyebiliriz. Trabzonspor özelinde, son dönemdeki akıllı transfer politikasının kulübün gelir-gider dengesini düzelttiğini de not etmek gerek. Dünyanın en popüler futbolcularından biri olan Mısırlı Mohamed Salah’ın Trabzonspor’a transferi sonrası yapılan kombine bilet, loca ve forma satışlarının transfer maliyetini önemli ölçüde karşılayacağı da söyleniyor.
Kulüplerin sansasyonel transferler yapmasının ardında siyasi bir üst akıl olduğuna dair bir teori de mevcut. ‘Kitlelerin afyonu’ olarak nitelendirilen futbolun ülke ekonomisinde, siyasette ve yargıda yaşanmakta olan gelişmelerin geniş kitlelerin dikkatinden kaçması için kullanıldığına dair bir komplo teorisi sosyal medyada zaman zaman dile getiriliyor. Yani büyük kulüplerin bir şekilde görünenden daha çok finansal kaynağa sahip olmasının sağlandığına inanılıyor.
Transferde çok büyük paralar harcanmış olmasına rağmen Trendyol Süper Lig’den ne yazık ki yine tek bir şampiyon çıkacak ve diğer kulüplerin taraftarları hayal kırıklığı yaşayacak. Dileriz tüm kulüplerimiz Avrupa kupalarında önemli başarılar elde eder ve bu da hem taraftarları için güzel bir teselli olur, hem de kulüplerin finansal durumlarının kötüye gitmesinin önüne geçilir. Ama eğer evdeki hesap çarşıya uymayıp yeterli sportif başarı ve buna bağlı gelirler elde edilemezse, orta vadede taraftar kitlelerini üzecek gelişmelerin yaşanması kaçınılmaz hale gelebilir.


