Gruenwald, İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nun 56. Yıllık Toplantıları kapsamında küresel ekonomideki dönüşüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Davos’ta “sisteme, büyük ülkelere ve şirketlere duyulan güven” konusunun yoğun şekilde tartışıldığını ifade eden Gruenwald, ülkelerin ve şirketlerin değişen tedarik zincirleri, ticaret yolları ve finansal yapılara uyum sağlamaya çalıştığını söyledi.
“Yeni bir düzen arayışı içindeyiz fakat bunun nasıl olacağını henüz bilmiyoruz”
“Washington Uzlaşısı” olarak bilinen küresel düzenin geride kaldığını belirten Gruenwald, eski sistemin serbest piyasa, serbest ticaret ve sermayenin serbest dolaşımına dayandığını hatırlattı. Ancak bu anlayışın artık güvenlik ve jeopolitik kaygılarla şekillendiğini vurgulayan Gruenwald, “Yeni bir düzen arayışı içindeyiz fakat bunun nasıl olacağını henüz bilmiyoruz. Bu süreçte risklerin yönetilmesi, ortaklıkların daha seçici kurulması ve maruziyetlerin korunması gerekiyor” diye konuştu.
ABD ve Çin arasındaki rekabetin küresel dengeleri etkilediğine işaret eden Gruenwald, orta güçteki ülkelerin birlikte ele alındığında küresel ekonomi açısından önemli bir ağırlık oluşturduğunu belirtti. Ülkelerin ticaret, güvenlik ve farklı alanlarda konuya bağlı olarak çeşitli ittifaklar kuracağını söyleyen Gruenwald, bazı ülkelerin eski düzenin unsurlarını korumak istediğini de dile getirdi.
ABD’de hükümet şirketler üzerinde daha görünür ve yönlendirici bir konuma geldi
Jeopolitik ve güvenlik kaynaklı gelişmelerin ekonomi üzerinde giderek daha belirleyici hale geldiğini ifade eden Gruenwald, devletlerin ekonomideki rolünün de değiştiğini vurguladı. ABD’de hükümetin şirketler üzerinde daha görünür ve yönlendirici bir konuma geldiğini belirten Gruenwald, bu nedenle ekonomik tahminler yapabilmek için yalnızca makroekonomi bilgisinin artık yeterli olmadığını söyledi.
Gruenwald, küresel ekonomi için 2026 yılında yüzde 3,2 büyüme öngördüklerini belirterek, mevcut zorluklara rağmen bu oranın olumsuz bir tabloya işaret etmediğini kaydetti. ABD, Avrupa ve Çin ekonomilerinin farklı dinamiklerle ilerlediğini ifade eden Gruenwald, veri merkezleri ve yapay zeka yatırımları ile görece düşük enerji fiyatlarının küresel büyümeyi destekleyen başlıca unsurlar olduğunu aktardı.
Öte yandan piyasalardaki yüksek değerlemelere dikkat çeken Gruenwald, özellikle hisse senedi piyasalarında güçlü bir iyimserlik bulunduğunu söyledi. Yapay zeka yatırımlarında hızlı bir artış yaşandığını belirten Gruenwald, bu alandaki yükselişi balon olarak nitelendirmekte temkinli olduklarını, ancak kazananlar kadar kaybedenlerin de olacağını ifade etti.
tclira.com
