Türkiye finans sektörünün iki büyük oyuncusu olan bankacılık ve sigortacılık karşılaştırıldığında, sigortacılığın 2025’in ilk yarısında hem büyüme hem de karlılık anlamında bankacılığın önüne geçtiği görüldü. Sigorta sektörü, yılın ilk 5 ayında 484 milyar TL prim üretimi gerçekleştirdi. İlk 6 ay sonunda bu rakamın 550 ila 600 milyar TL seviyesine ulaşması bekleniyor. 2025 yıl sonu için öngörülen prim üretimi hedefi ise 1.2 trilyon TL civarında ve sektörün bu hedefe rahatlıkla ulaşacağı tahmin ediliyor.
Büyüme oranları yüksek
Sektörde büyümenin temelinde iki ana alan bulunuyor: hayat sigortacılığı ve hayat dışı sigortacılık. 2025’in ilk yarısında hayat dışı sigortalar yüzde 48 büyürken, hayat sigortalarında büyüme oranı yüzde 81 gibi oldukça yüksek bir seviyeye ulaştı. 2025 yılının ilk beş ayında Türkiye bankacılık sektörü, aktif büyüklüğü 38 trilyon TL’ye ulaşarak, 2024 yılsonuna kıyasla yaklaşık 5.4 trilyon TL’lik bir artış gösterdi. Bu da %16,6’lık bir büyümeye işaret ediyor. Menkul kıymetler portföyü ise yüzde 16.9 artışla 6 trilyon 107 milyar TL seviyesine yükseldi. Mevduat hacmi de yüzde 11.9 oranında arttı.
Dövizli yatırım ürünleri
Sigortacılıkta özellikle son dönemde, Türkiye’de tüketici kredilerinde faizlerin yüksek olması nedeniyle daralma yaşanırken, vatandaşlar dövizli yatırım araçlarına yönelmeye devam ediyor. Mevduat faizlerinin oldukça düşük seviyelerde seyretmesi nedeniyle, halk dövizdeki getirilere alternatif yatırım arayışına girdi. Bu noktada sigorta şirketlerinin sunduğu eurobond benzeri yatırımlara küçük tutarlarla (aylık 100-200 dolar gibi) yatırım yapma imkanı veren ürünler büyük ilgi gördü.
Dövize ilgi yarı yarıya
Türk halkının dövize olan ilgisi kriz dönemlerinde yüzde 70’lere kadar yükselmiş, son dönemde ise yüzde 50-50 civarında dengelenmiş durumda. Dövize olan bu talep, TL’ye olan geçici ilginin azalmasıyla birlikte sigorta sektöründe dövize endeksli ürünlere yatırımların artmasına neden oldu. Bu durum, sektördeki büyümenin önemli bir itici gücü olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, sigorta sektörünün 2025’in ilk yarısında gösterdiği yüzde 50’ye yakın büyümenin, enflasyonun yaklaşık 12 puan üzerinde olduğunu ve bu performansın sektörün ne kadar dinamik olduğunu gösterdiğini belirtiyor.



