Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini beklentilerin altında 100 baz puan indirerek temkinli bir adım attı. Faiz kararını değerlendiren Prof. Dr. Serap Durusoy, Merkez Bankası’nın enflasyon görünümüne ilişkin riskleri gözeterek hareket ettiğini belirtti.
Durusoy, TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın önümüzdeki iki ayda enflasyonda artış yaşanabileceğine yönelik açıklamalarının, faiz kararına dair temkinli duruşun önceden sinyalini verdiğini ifade etti. Karar metninde yer alan “enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışlarında iyileşme olmakla birlikte dezenflasyon süreci için risk oluşturmakta” ifadesinin, enflasyonun ana eğiliminin TCMB’yi tedirgin ettiğini gösterdiğini söyledi.
“Önümüzdeki dönemde makro ihtiyati tedbirler gündeme gelebilir”
Tüketici kredilerinde son dönemde yaşanan hızlı artışa da dikkat çeken Durusoy, enflasyonun yüzde 30 seviyelerinde seyrettiği bir ortamda bu artışın talebi destekleyici bir etki yarattığını ve TCMB’nin faiz kararında etkili olduğunu kaydetti. Bu gelişmenin, önümüzdeki dönemde yeni makro ihtiyati tedbirleri gündeme getirebileceğini dile getirdi.
Durusoy, TCMB’nin piyasa beklentilerinin altında bir faiz indirimi yapmasının, veriye dayalı hareket edildiğini göstermesi açısından önemli olduğunu belirterek, karar üzerinde tüketici kredilerindeki artış, enflasyonu yüzde 20’nin altına indirme hedefi doğrultusunda daha sıkı adımlar atma isteği, jeopolitik gelişmeler, emtia fiyatlarındaki artış ve küresel piyasalardaki dalgalanmaların etkili olduğunu ifade etti.
TCMB’nin metinde daha temkinli bir dil kullanmasına rağmen, beklentileri yönetmek adına görece şahin bir duruş sergilediğini belirten Durusoy, para politikasında ihtiyatlı yaklaşımın önümüzdeki dönemde de sürebileceğini kaydetti.
TCMB beklentileri yönetmek adina sahin bir durus sergilese de metin daha temkinli.
— Prof.Dr.Serap Durusoy (@serapdurusoy) January 22, 2026
tclira.com

