Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Ağustos 2026 Piyasa Katılımcıları Anketi, piyasanın yıl sonuna ilişkin enflasyon ve döviz kuru beklentilerinde yukarı yönlü bir bozulma yaşandığını ortaya koydu. Yıl sonu enflasyon beklentisinin yüzde 29,43’e, dolar/TL beklentisinin ise 51,66’ya yükselmesi, fiyat istikrarı ve kur cephesindeki risklerin piyasa tarafından hâlâ yüksek görüldüğünü gösterdi. Buna karşılık eylül ayındaki PPK toplantısı için yüzde 37’lik politika faizi beklentisi, piyasada faiz indirimi beklentisinin korunduğuna işaret etti.
Enflasyon beklentisindeki yükseliş ne anlatıyor?
Katılımcıların 2026 yıl sonu TÜFE beklentisi yüzde 29,21’den yüzde 29,43’e yükseldi. Artış sınırlı olsa da yön değişikliği dikkat çekiyor. Yıl sonuna ilişkin beklentinin yeniden yukarı hareket etmesi, piyasanın enflasyonda düşüş sürecinin daha önce öngörülenden daha yavaş gerçekleşebileceğini düşündüğünü gösteriyor.
Daha uzun vadeli beklentilerde de benzer bir tablo var. 24 ay sonrası enflasyon beklentisinin yüzde 17,83’ten yüzde 18,03’e çıkması, orta vadede fiyat istikrarına ilişkin beklentilerin de bir miktar bozulduğunu ortaya koyuyor.
Buna karşın 12 ay sonrası enflasyon beklentisinin yüzde 23,95’ten yüzde 23,69’a gerilemesi, yakın vadede sınırlı bir iyimserliğin korunduğunu gösteriyor. Böylece anket, kısa vadede bir miktar iyileşme beklentisi bulunurken yıl sonu ve daha uzun vadede enflasyon risklerinin tamamen ortadan kalkmadığına işaret ediyor.
Faiz indirimi beklentisi korunuyor
Anketin en dikkat çekici başlıklarından biri politika faizi beklentisi oldu. Piyasa katılımcıları, eylül ayındaki PPK toplantısında politika faizinin yüzde 37 seviyesine çekileceğini öngörüyor.
Cari ay sonu gecelik faiz beklentisinin yüzde 40’ta sabit kalması da piyasanın mevcut para politikası duruşunu kısa vadede koruduğunu gösteriyor. Ancak eylül için yüzde 37’lik beklenti, piyasanın önümüzdeki dönemde ölçülü bir faiz indirimi beklediğini ortaya koyuyor.
Burada kritik nokta, faiz indirimi beklentisinin enflasyon beklentilerindeki yukarı yönlü revizyonla birlikte gelmesi. TCMB açısından bu durum, bir yandan enflasyondaki düşüşü desteklerken diğer yandan piyasa beklentilerini bozmadan para politikasını gevşetme ihtiyacını gündeme getiriyor.
Dolar/TL beklentisinde yeni zirve
Piyasanın kur beklentilerinde de yukarı yönlü hareket dikkat çekti. 2026 yıl sonu dolar/TL beklentisi 51,55’ten 51,66’ya yükselirken, 12 ay sonrası beklenti 56,69’dan 57,43’e çıktı.
Özellikle 12 aylık beklentideki yükseliş, piyasanın Türk lirasında önümüzdeki dönemde kademeli değer kaybı beklediğini gösteriyor. Kur beklentilerindeki artış aynı zamanda ithalat maliyetleri ve enflasyon açısından da yakından takip edilmesi gereken bir unsur.
Dolayısıyla TCMB’nin faiz politikası açısından kur beklentileri de enflasyon kadar önemli hale geliyor. Faiz indiriminin hızlanması halinde kur üzerindeki baskının artıp artmayacağı, önümüzdeki dönemin temel soru işaretlerinden biri olacak.
Büyümede görünüm sınırlı değişti
Ankette büyüme beklentilerinde ise daha sınırlı bir değişim görüldü. 2026 yılı büyüme beklentisi yüzde 3,1 seviyesinde sabit kalırken, 2027 beklentisi yüzde 4,1’den yüzde 4’e çekildi.
Bu tablo, piyasanın mevcut para politikası ve ekonomik koşullar altında büyümede güçlü bir ivmelenme beklemediğini gösteriyor. 2027 büyüme beklentisindeki aşağı yönlü revizyon da ekonominin toparlanma hızına ilişkin temkinli yaklaşımın sürdüğüne işaret ediyor.
Piyasanın mesajı: Faiz indirimi var, ancak riskler devam ediyor
Ağustos anketinin genel görünümü, piyasanın dezenflasyon sürecinin devam edeceğine ancak bu sürecin oldukça temkinli ilerleyeceğine işaret ediyor. Bir tarafta eylül ayında faiz indirimi beklentisi bulunurken diğer tarafta yıl sonu enflasyon ve dolar/TL tahminlerinin yükselmesi, para politikasının önündeki dengelerin hâlâ hassas olduğunu gösteriyor.
tclira.com


