Az ya da çok fark etmiyor. Birikmiş parası olan vatandaş hem seçenek sayısı çok, hem de belirsizlik fazla olduğu için ne yapacağını kara kara düşünüyor. Çünkü enflasyonu yenecek bir finansal yatırım yapmak kolay olmuyor. Türk Lirası cinsi mevduat, hisse senedi, dolar gibi finansal yatırım araçlarının 1 aylık, 3 aylık, 6 aylık ve 12 aylık getirileri TÜİK tarafından her ay hesaplanıyor. Bu sayılara yakından bakarak geçmişte kimlerin daha kârlı çıktığını görmek mümkün.
Finansal yatırım araçlarının dönemsel reel getirileri, nominal getirilerinin ilgili dönemdeki TÜFE veya ÜFE’deki değişim oranıyla indirgenmesiyle, yani enflasyon düzeltmesinin yapılmasıyla elde ediliyor. Örneğin, bir yıllık bir dönemde dolar/TL kuru 10’dan 15’e çıktıysa ve aynı dönemde tüketici fiyat endeksi de 100’den 120’ye yükseldiyse, doların yıllık reel getirisi ‘nominal kur ÷ fiyat endeks değeri’ olarak tanımlanan ‘reel dolar kuru’ndaki değişim oranı hesaplanarak elde ediliyor. Buna göre, örneğimizdeki sayılardan elde edilen yıllık reel getiri
(15/120 ‒ 10/100) ÷ 10/100 = 0,25 = yüzde 25.
Aynı getiri oranını
[(Nominal kurdaki değişim oranı + 1) ÷ (Fiyat endeksindeki değişim oranı + 1)] ‒ 1
formülünü kullanarak da bulabiliriz:
[((15 ‒ 10) /10) + 1) ÷ ((120 ‒ 100) /100) + 1)] ‒ 1
= [(0,5 + 1) ÷ (0,2 + 1)] ‒ 1 = 0,25 = yüzde 25
İkinci formülün pratikte daha çok kullanılıyor olmasının nedeni, dönemsel nominal değişim oranlarının genellikle biliniyor ya da öncelikle hesaplanıyor olması. Çalışkan öğrencilerin kolayca teyit edebilecekleri üzere, yukarıdaki örnekte fiyat endeksi 100’den 150’ye yükseliyorsa reel getiri ‘sıfır’, 100’den 200’e yükseliyorsa da ‘eksi yüzde 25’ olarak bulunuyor.
Finansal yatırım araçlarının reel getirileri
TÜİK’in yayınladığı verileri derleyerek TL mevduat, hisse senedi (BİST 100), dolar ve altın için 2018 başından bu yana gerçekleşen, TÜFE ile indirgenmiş yıllık getirilerin grafiklerini çizdim. Görüldüğü üzere, birikimlerini Türk Lirası cinsi mevduatta değerlendiren kişiler için en iyi zamanlar 2019’un ikinci yarısında ve 2020’de yaşanmış. Bunun nedeni 2018’deki kur şoku sonrasında Merkez Bankası’nın yaptığı faiz arttırımın mevduat faizlerine de yansımış olması ve enflasyonun hızla kontrol altına alınması ile birlikte mevduatın reel getirisinin pozitife dönmesi.

Aslında 2019’un ikinci yarısından başlayarak faiz indirimleri yapılmıştı ama döviz rezervlerinin yoğun şekilde kullanımıyla bunun kura ve dolayısıyla enflasyona yansıması engellenmişti. (Bu dönemleri tclira.com’daki bu yazıda özetlemiştik.)
2021’de negatif tarafa inen mevduat getirileri aynı yılın sonunda patlayan enflasyon ve baskılanan faiz oranlarıyla birlikte eksi yüzde 30’lara kadar düşüyor. Aynı dönemde, yatırımlarına pozitif getiri arayışındaki vatandaşların gayrimenkule yönelmesiyle birlikte konut fiyat endeksinin hızla yükseldiğini de not edelim. (Konut fiyat endeksinin gelişimine baktığımız tclira.com yazısı burada.)
TL mevduatın reel getirisinin çok uzun bir süre boyunca negatif kalması, akla ister istemez birikimlerini yerli ve milli para biriminde tutanların, ekonomi politikalarıyla neden adeta cezalandırılmış olduğu sorusunu getiriyor. Artan faiz oranlarına rağmen, günümüzde halen negatif bir yıllık getiri söz konusu.
Dolar ve altının getirilerinde benzer seyir
Aşağıda gördüğümüz dolar ve altın getirisi grafiğindeki hareketlerin çok benzer olmasının nedeni, gram altın fiyatının dolar kuruna bağlı olarak belirleniyor olması. Bununla birlikte, uluslararası piyasalarda altının dolar cinsinden fiyatı değiştikçe, altının getiri grafiği doların getiri grafiğinden farklılaşıyor. Son yıllarda en büyük ayrışma ons altının fiyatının hızla arttığı 2019-2020 döneminde görülüyor. Fiyat artışı bitince getiriler de tekrar benzeşiyor.

Dolar ve altın birikimi olanlar 2022’de iyi getiri elde etmişlerdi ama 2023’ün ilk yarısında döviz kurları baskılandığı için negatif tarafa indiler. Döviz/altın cephesinde bundan sonra ne olacağı Merkez Bankası’nın hangi hızda rezerv birikmeyi tercih edeceğine ve yabancı yatırımcıların ülkeye ne kadar döviz sokacağına bağlı.
Grafiklere dair bir dikkat çekici nokta, yıllık getirilerde kısa zaman içinde büyük dalgalanmalar görülüyor olması. Normal şartlarda yatırım araçlarının yıllık getirilerindeki aylık değişimlerin çok daha sınırlı olması beklenir. Ancak bizde dolar kurunda ve borsa endeksinde kısa sürede büyük değişimler yaşanabildiği, aylık enflasyon oranları oldukça değişken olduğu ve yıllık enflasyonda da güçlü baz etkileri devreye girebildiği için, bunlara bağlı olan yıllık getiriler de çok değişkenlik gösteriyor.
Yerel seçimler piyasalarda çalkantı yaratır mı?
Borsa İstanbul yatırımcıları için 2018 ve 2019 genel anlamda kötü, 2022 ve 2023 ise gayet iyi yıllar olmuş. 2021’de de pandemi etkisinin geride kalmasıyla birlikte yüksek yıllık getiri elde edilen bir dönem yaşanmış. Borsada yatırım yapmakla ilgili en önemli şeylerden biri, doğru zamanda alım ve satım yapmayı başarabilmek. Örneğin, 2023’ün ilk aylarında yaklaşan seçimlerle ilgili belirsizlikler ve sürece dair endişeler borsadan para çıkışına neden oldu ve ciddi değer kayıpları yaşandı. Ama hemen seçim sonrasında belirsizliklerin ortadan kalkması ve “rasyonel” ekonomi politikalarına geçiş yapılması endeksin hızla yeni zirvelere ulaşmasını sağladı. Seçim riskini almak istemeyenler kaybederken, birkaç ay daha sabredenler çok kazançlı oldu.
Şu an borsada yine bir duraklama dönemi yaşanıyor ve CHP’deki Genel Başkan değişikliğiyle birlikte çok daha çekişmeli geçmesi beklenen yerel seçimler yaklaşırken piyasalarda neler olacağı kestirilmeye çalışılıyor. Geride kalan genel seçimlerden farklı olarak bu kez söz konusu olan sadece belediyelerin yönetimi olduğu için, seçime dair endişelerin çok daha sınırlı olması muhtemel. Ayrıca, milyonlarca yatırımcının mutsuz olmaması için, borsa endeksinin yukarıda tutulmasına yönelik çabalar da bu kez daha güçlü olabilir. Dolayısıyla, borsa endeksinin önümüzdeki aylarda döviz kurlarındaki düzenli artışa eşlik etmesi beklenebilir.
TL mevduat ise önceki yıllara göre epeyce yükselmiş olan faiz oranlarıyla riskten kaçınan yatırımcılar için kötü bir tercih olmayacak gibi görünüyor. Enflasyonun beli gerçekten kırılabilir, mevduat sahipleri uzun zaman sonra pozitif reel getiri elde edebilir ve bunun sonucunda yola Türk Lirasıyla devam ederlerse, bu önümüzdeki dönemde hem döviz darboğazının aşılmasını kolaylaştıracak, hem de gayrimenkuldeki şişkin fiyatların sönmesini hızlandıracaktır.
