Karadeniz’de seyir halindeyken patlama meydana gelen Altura isimli petrol tankerine ilişkin teknik değerlendirmeler, olayın dış saldırıdan ziyade sabotaj ihtimaline işaret ediyor.
İstanbul Boğazı’nın kuzeyinde, Novorossiysk’ten Mısır’a gitmekte olan Sierra Leone bayraklı tankerde 26 Mart’ta yaşanan patlamada, geminin makine dairesinde hasar oluştuğu, 27 Türk mürettebatın ise olaydan etkilenmediği bildirildi.
İlk aşamada gündeme gelen insansız hava aracı (İHA), insansız deniz aracı (İDA) ya da torpido saldırısı ihtimallerinin, elde edilen teknik bulgular doğrultusunda zayıfladığı değerlendiriliyor.
Makine dairesi hedef alındı
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, olay sonrası yaptığı açıklamada hasarın özellikle makine dairesinde yoğunlaştığını belirterek, saldırının gemiyi devre dışı bırakmayı amaçlamış olabileceğini ifade etti. Uraloğlu, ilk değerlendirmelerde insansız deniz aracı ihtimaline dikkat çekmiş ancak saldırının drone ile gerçekleştirilmediğini vurgulamıştı.
Teknik bulgular saldırı senaryolarını zayıflattı
Olayın ardından telsiz konuşmalarına dayanarak köprü üstünün drone ile vurulduğu yönünde iddialar ortaya atıldı. Ancak sonrasında elde edilen görüntülerde köprü üstünde herhangi bir hasar tespit edilmemesi bu ihtimali zayıflattı.
Makine dairesindeki hasarın su hattının 14-16 metre altında bulunması ise insansız deniz aracı, sürüklenen mayın, torpido ya da insansız denizaltı gibi senaryoların teknik açıdan düşük ihtimal olarak değerlendirilmesine yol açtı.
Sabotaj ihtimali güç kazandı
Hasarın geminin arka bölümünde ve doğrudan makine dairesinde meydana gelmesi, ayrıca petrol tanklarından uzak bir noktada yoğunlaşması, önceden yerleştirilmiş bir patlayıcı ihtimalini gündeme taşıdı.
Yapılan değerlendirmelerde en güçlü senaryonun, patlayıcının gemiye limanda yükleme sırasında yerleştirilmiş olabileceği yönünde olduğu ifade ediliyor.

