Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Sponsorlu Bağlantılar


ata-yatirim


Advertisement

HABAŞ’ın yerli otomobilinde sona doğru: Tasarımın arkasında dünyaca ünlü isim var

Türkiye’de Togg’un ardından yüzde 100 yerli sermayeyle hayata geçirilmesi planlanan ikinci otomobil projesinde önemli bir aşamaya gelindi. HABAŞ’ın Honda’dan devraldığı Gebze fabrikasında üretmeyi planladığı sedan ve crossover modellerin yıl sonuna kadar tanıtılması beklenirken, projenin tasarımını BMW, Ferrari ve McLaren gibi markalarla çalışan Frank Stephenson üstleniyor.

Türkiye’de Togg’un ardından yüzde 100 yerli sermayeyle hayata geçirilmesi planlanan

Türkiye otomotiv sektöründe yerli sermayeli yeni bir marka için geri sayım sürüyor. HABAŞ’ın binek otomobil üretme projesinde modellerin tasarım süreci ilerlerken, şirketin yıl sonuna kadar yeni araçlarını kamuoyuna tanıtması bekleniyor.

İki farklı model hazırlanıyor

HABAŞ’ın projesinde sedan ve crossover olmak üzere iki farklı model üzerinde çalışılıyor. Araçların benzinli, hibrit ve plug-in hibrit olmak üzere üç farklı motor seçeneğiyle satışa sunulması planlanıyor.

Şirketin hedefi yalnızca yeni bir otomobil üretmek değil, Türkiye’de kendi tasarım dili ve ürün gamına sahip yeni bir otomotiv markası oluşturmak. Projenin ilerleyen aşamalarında SUV ve hafif ticari araçların da ürün gamına dahil edilmesi öngörülüyor.

Tasarım Frank Stephenson’a emanet

Projenin dikkat çeken isimlerinden biri ise dünyaca ünlü otomotiv tasarımcısı Frank Stephenson.

BMW, Ferrari ve McLaren gibi markaların önemli modellerinde görev alan Stephenson, HABAŞ’ın yeni otomobil projesinin tasarım çalışmalarını yürütüyor. Stephenson’ın internet sitesinde de isim verilmeden yeni bir Türk otomobil markasının tasarım çalışmalarına ilişkin projeye yer veriliyor.

Tasarım sürecinin yalnızca dış görünüşle sınırlı olmadığı belirtiliyor. İlk çizimlerden 3D modellemeye, yüzey çalışmalarından kil modellemelerine ve mühendislik desteğinden kalıp süreçlerine kadar kapsamlı bir çalışma yürütülüyor.

Stephenson’ın Türkiye ile dikkat çeken bağı

Projeyi daha da dikkat çekici hale getiren ayrıntılardan biri Stephenson’ın Türkiye ile geçmişten gelen bağı.

1959’da Fas’ta dünyaya gelen Stephenson, çocukluk döneminde 11-16 yaşları arasında ailesiyle İstanbul’da yaşadı. Babasının işi nedeniyle Türkiye’de bulunan ünlü tasarımcı bu dönemde Türkçe öğrendi ve eğitim hayatının bir bölümünü İstanbul’da sürdürdü.

Daha sonra ailesiyle Madrid’e taşınan Stephenson, kariyerinin ilerleyen yıllarında dünyanın önde gelen otomotiv markaları için tasarımlar gerçekleştirdi.

Üretim merkezi Gebze olacak

HABAŞ, binek otomobil projesi için Honda’nın Türkiye’deki eski üretim tesisini kullanacak.

Honda, Türkiye’de 24 yıl boyunca Civic Sedan üretimi gerçekleştirdiği Gebze’deki fabrikasında 2021 yılında üretimi sonlandırmıştı. Aynı yıl tesisi HABAŞ devraldı. Şirket bununla da yetinmeyerek Honda’nın İngiltere’de kapanan fabrikasına ait üretim ekipmanlarını da satın alıp Türkiye’ye taşıdı.

HABAŞ’ın otomotiv yatırımları için yaklaşık 1 milyar euroluk kaynak ayırdığı belirtiliyor. Gebze’deki tesisin otomobil üretim kapasitesinin ise 75 bin adet seviyesine çıkarılması hedefleniyor.

HABAŞ sadece binek otomobile odaklanmıyor

Şirketin otomotiv yatırımı binek araçlarla sınırlı değil. HABAŞ, Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde kurduğu fabrikada ticari araç üretimini de sürdürüyor.

SteelPower markası altında dizel ve tamamen elektrikli şasiye sahip çekici ve ağır hizmet kamyonları geliştiren şirket, şehir içi ve şehirler arası taşımacılığa yönelik dizel, elektrikli ve hidrojen yakıt hücreli otobüsler üzerinde de çalışıyor.

Şirketin yeni nesil ticari araçlarında kullanılan bazı şasi ve mukavemet parçaları kendi çelik tesislerinde üretilirken, elektrikli modellerde HABAŞ’ın geliştirdiği batarya paketleme teknolojisinden yararlanılıyor.

Asıl kritik eşik üretim ve satış süreci

HABAŞ’ın projesi, Türkiye’de otomotiv sektörünün yalnızca yabancı markaların üretim üssü olmanın ötesine geçme arayışının yeni örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.

Ancak projenin başarısı yalnızca tasarımın ve yatırım büyüklüğünün ötesinde değerlendirilecek. Seri üretimin ne zaman başlayacağı, araçların fiyatı, yerlilik oranı, motor ve batarya teknolojilerinin hangi kaynaklardan sağlanacağı, satış ve servis ağının nasıl kurulacağı projenin geleceği açısından belirleyici olacak.

tclira.com