Hürmüz Boğazı krizi ve bölgedeki savaşın ekonomik etkilerini değerlendiren Mahmut Akten, enerji fiyatlarındaki yükselişin Türkiye ekonomisi üzerinde doğrudan baskı oluşturduğunu belirtti. Akten, petrol fiyatlarında yaşanan her yüzde 10’luk artışın enflasyona 1 ila 1,5 puan arasında ek yük getirdiğini ifade etti.
Garanti BBVA Genel Müdürü Akten, Bloomberg HT’ye verdiği röportajda enflasyonla mücadele, faiz politikası ve bankacılık sektörüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’de enflasyonun yüksek seyrini sürdürdüğünü belirten Akten, mevcut faiz oranlarının enflasyonun üzerinde olduğunu ve reel getiri sunduğunu dile getirdi.
Faiz artışı gerekli olmayabilir
Bölgedeki ateşkes sürecinin olumlu ilerlemesi halinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın ilave faiz artışına gitmesine gerek kalmayabileceğini söyleyen Akten, faizlerin daha fazla yükselmesinin bankacılık sektörü üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğine dikkat çekti. Akten, mevcut koşulların korunması durumunda temmuz ayından itibaren faizlerde aşağı yönlü bir alan oluşabileceğini belirtti.
Petrol fiyatı beklentisi yükseldi
Bölgedeki çatışmaların yılın geri kalanına etkisinin süreceğini ifade eden Akten, petrol fiyatı beklentilerinde yukarı yönlü revizyona gidildiğini açıkladı. Banka bütçesinde varil başına 65 dolar olarak öngörülen petrol fiyatının, mevcut senaryoda 85 dolara çıkarıldığını belirten Akten, gelecek yıl için ise fiyatların 74 dolar seviyesinde kalmasının beklendiğini söyledi.
Artan enerji maliyetlerinin cari denge üzerindeki etkisine de değinen Akten, geçen yıl 25 milyar dolar seviyesinde olan cari açığın bu yıl 45-55 milyar dolar aralığına yükselebileceğini ifade etti.
Bankacılık sektöründe görünüm
Sektöre ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Akten, yılın ilk çeyreğinin özellikle ilk iki ay itibarıyla güçlü geçtiğini, ancak üçüncü ayda artan mevduat maliyetlerinin sektörü olumsuz etkilediğini söyledi. Buna rağmen büyüme, kredi hacmi ve müşteri sayısında geçen yılın üzerinde bir performans sergilendiğini kaydetti.
Akten, geçen yıl bankanın elde ettiği yüzde 29’luk sermaye getirisinin, yüzde 31’lik enflasyon karşısında reel olarak negatif kaldığını hatırlatarak, bu yıl temel hedeflerinin sermaye getirisini enflasyonun üzerine çıkarmak olduğunu vurguladı. Bankacılık sektörünün yılı geçen yıla kıyasla daha iyi bir performansla kapatmasının beklendiğini ancak belirgin bir sıçrama öngörülmediğini sözlerine ekledi.
tclira.com
