Karadeniz ve çevresinde artan deniz güvenliği riskleri, Rusya bağlantılı petrol tankerlerinin seyir alışkanlıklarını değiştirmesine yol açtı. Denizcilik analiz şirketi Windward’ın verilerine göre, ana akım nakliye ağlarının dışında faaliyet gösteren tankerler, insansız hava aracı tehdidi algısının yükselmesiyle birlikte açık deniz rotaları yerine Türk kıyılarına daha yakın suları tercih etmeye başladı.
Windward, bu rota değişikliğinin Ukrayna’nın uzun menzilli deniz insansız hava araçlarının kullanımını genişletmesiyle birlikte risk algısında yaşanan değişimi yansıttığını belirtiyor. İnsansız hava araçlarının yalnızca askeri unsurları değil, Rusya’nın petrol ihracatıyla bağlantılı enerji altyapısını da hedef alması, bazı açık deniz bölgelerinin operatörler tarafından daha yüksek riskli olarak değerlendirilmesine yol açıyor.
Geri çekilme değil, risk azaltma
Şirketin değerlendirmesine göre, Rusya’nın “gizli” ya da “karanlık filo” olarak adlandırılan tankerlerine bağlı gemiler, bu koşullarda operasyonlarını durdurmak yerine maruziyeti azaltmaya yönelik taktiksel ayarlamalar yapıyor. Windward, bu durumu geri çekilme değil, risk azaltma olarak tanımlıyor.
Analizde, Türk kıyılarına yakın seyir tercihlerinin siyasi veya diplomatik bir anlam taşımadığı vurgulanıyor. Bu durumun, Türkiye ile bir koordinasyondan ziyade coğrafi koşullar ve deniz güvenliği hesaplamalarının sonucu olduğu belirtiliyor. Windward, Türkiye’ye herhangi bir rol ya da kolaylaştırıcılık atfetmiyor.
Kalıcı bir rota değişikliğinden ziyade akışkan ve tepkisel bir süreç
“Karanlık filo” terimi, yaptırımlardan ve düzenleyici denetimlerden kaçınmak amacıyla sınırlı şeffaflıkla faaliyet gösteren tankerleri ifade ediyor. Bu gemilerde sık bayrak değişikliği, karmaşık mülkiyet yapıları ve limanlardan uzakta gerçekleştirilen gemiden gemiye transferler öne çıkıyor. Windward’ın izleme verileri, riskin arttığı dönemlerde bu tankerlerin AIS takip sistemlerini manipüle etme veya geçici olarak devre dışı bırakma eğiliminin arttığını gösteriyor.
Şirkete göre, son dönemde gözlenen davranışlar, denizcilik risklerinin enerji taşımacılığında belirleyici bir unsur haline geldiğini ortaya koyuyor. Düzenleyici açıdan gri alanlarda faaliyet gösteren operatörlerin, değişen tehdit ortamına uyum sağlamak için rota, hız ve bekleme bölgelerinde ayarlamalar yaptığı ifade ediliyor.
Windward, mevcut tabloyu kalıcı bir rota değişikliğinden ziyade akışkan ve tepkisel bir süreç olarak tanımlıyor. Drone faaliyetleri, sigorta koşulları ve uygulama riskleri değiştikçe, bu gemilerin tercihleri de yeniden şekilleniyor. Analiz, küresel enerji taşımacılığında güvenlik dinamiklerinin artan etkisine dikkat çekildi.
Kaynak: Bosphorus News
tclira.com

