Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Sponsorlu Bağlantılar

Denizbank Reklam

ChatGPT öğretmenlerin mesleğini elinden alabilir mi?

Son dönemin popüler teknoloji uygulaması ChatGPT’nin kullanım alanı günden güne

Son dönemin popüler teknoloji uygulaması ChatGPT’nin kullanım alanı günden güne artıyor. ChatGPT’nin yaygınlaşması bazı mesleklerin de tehdit altına girmesine neden oluyor. Peki, öğretmenlik mesleği de tehdit altında mı? Öncelikle ChatGPT’yi kısaca tanıyalım…

KONUK YAZAR

Tuna Tanrıverdi – Beden Eğitimi Öğretmeni, Antrenör ve Eğitim Yönetimi Uzmanı

ChatGPT öğretmenlerin mesleğini elinden alabilir mi?
Tuna Tanrıverdi

ChatGPT nedir?

ChatGPT, ABD merkezli yapay zekâ araştırma şirketi OpenAI tarafından geliştirilmiş bir yapay zekâ sohbet uygulamasıdır. Kullanıcıların sorduğu sorulara insanı taklit ederek yanıt veren bu uygulama, yazılı ve sözlü metin oluşturma, metinleri düzeltme ve görsel üretme gibi çeşitli işlemleri gerçekleştirebilmektedir. Aynı zamanda, İngilizce dil becerilerini geliştirmek isteyen kullanıcılar için bir öğrenme platformu olarak da kullanılabilir. ChatGPT, kullanıcıların sorularını analiz ederek, 2-3 saniye gibi kısa bir sürede doğru yanıtlar sunmaktadır. Bunun yanı sıra, Python gibi programlama dillerini kullanarak matematiksel işlemler, veri analizi ve programlama problemlerini çözebilmektedir.

ChatGPT gelişim süreci ve kullanıcı istatistikleri

ChatGPT, ilk olarak 30 Kasım 2022 tarihinde kullanıma sunulmuştur. İlk çıktığında fazla ilgi çekmese de, zamanla faydalı yanıtlarıyla popülerlik kazanmıştır. Günümüzde yaklaşık 200 milyon aktif kullanıcıya sahip olan uygulama, iOS ve Android cihazlarda 110 milyondan fazla indirilmiştir. En yoğun kullanıcı kitlesi ise Brezilya, Hindistan ve ABD gibi ülkelerde bulunmaktadır. Kullanıcıların üçte birinin yaş aralığı ise 25-34’tür.

ChatGPT’nin plan ve modelleri

ChatGPT’nin kullanıcılarına sunduğu çeşitli plan ve modeller bulunmaktadır:

  • GPT-3.5: Ücretsiz olan bu model, temel bilgi düzeyindeki ihtiyaçları karşılar.
  • GPT-4 Turbo (Plus): Ücretli olup daha hızlı yanıt süresi, öncelikli erişim ve detaylı araştırma özellikleri sunmaktadır.
  • Enterprise: Kurumsal kullanım için geliştirilmiş olan bu model, ek özellikler ve daha yüksek veri güvenliği sağlar.

Peki, yapay zeka eğitimde öğretmenlerin yerini alabilir mi?

Günümüzde yapay zekâ, hızlı bir gelişim göstererek hayatın birçok alanında yer edinmeye devam etmektedir. Bu durum, bazı mesleklerin gelecekte yapay zeka tarafından üstlenilmesi yönünde endişelere yol açmaktadır. Peki, öğretmenlik de bu mesleklerden biri olabilir mi?

Eğitimde yapay zekâ uygulamaları, not verme, öğrenci performans tahmini, kişiselleştirilmiş öğretim, duygu analizi, öneri sistemi, akıllı eğitim sistemleri, sınıf izleme, davranış verilerinin toplanması, VR teknolojisi ve hologram öğrenme gibi birçok alanda gelişme göstermektedir. Bu gelişmeler, ilerleyen yıllarda öğretmenlerin yerine yapay zekânın kullanılabileceği ihtimalini akla getirmektedir.

Yapay zekanın avantajları

  • Bireysel Performans Artışı: Öğrencilerden veri toplayarak bireysel performansları artırabilir.
  • Adil ve Tutarlı Değerlendirme: Hata oranının minimuma inmesiyle tüm öğrencilere karşı eşit mesafede durabilir.
  • Duygu Durumu Olmaması: Yapay zekâda, insani özelliklerdeki gibi duygu değişkenliği olmayacağı için (agresif, mutsuzluk ya da mutluluk vb.) hata yapmaktan çekinen öğrenciler daha rahat hissedebilir
  • Tekrar İmkanı: Her öğrenciye öğrenene kadar tekrar yapma imkanı tanır.

Şimdi bu soruyu yapay zekaya, ChatGPT’ye yazılı olarak soruyorum:

“Sence yapay zeka, öğretmenlerin mesleğini elinden alabilir mi?”

ChatGPT yanıtı:  

“Yapay zeka, eğitimde büyük bir değişim yaratsa da, öğretmenlerin mesleğini tamamen elinden alması oldukça zor görünüyor. Yapay zeka, bireyselleştirilmiş öğrenme, hızlı değerlendirme, veri analizine dayalı öğrenci performans takibi gibi alanlarda oldukça faydalı ve destekleyici bir araç olarak öne çıkabilir. Ancak, eğitimin temelinde insan ilişkileri, empati, esneklik ve rehberlik gibi yalnızca insan tarafından sağlanabilen birçok unsur bulunuyor. Öğretmenlerin öğrencilere yalnızca bilgi aktarmakla kalmayıp aynı zamanda motivasyon sağlama, kişisel gelişim rehberliği ve sosyal beceri kazandırma gibi rollerini de göz önünde bulundurursak, yapay zekanın bu yönlerden yetersiz kalacağını söylemek mümkün. Yapay zeka eğitimde bazı teknik görevleri devralabilir ve öğretmenlerin iş yükünü hafifletebilir, ancak öğretmenlerin sahip olduğu insani dokunuşu ve rehberliği tamamen yerine koymakta eksik kalacaktır. Bu nedenle, yapay zekâ teknolojileri öğretmenlerin mesleklerini elinden almaktan ziyade, onların işlerini destekleyen güçlü araçlar haline gelecektir.”

Yapay zekâ gelecekteki eğitim senaryolarının oluşturulmasında rol oynayabilir. 

Sonuç olarak, yapay zekâ, günümüzde eğitimde önemli bir yer kazanmaktadır ve gelecekteki eğitim senaryolarının oluşturulmasında rol oynayabilir. Bununla birlikte, öğretmenlik mesleğinin tamamen yapay zekâya devredilmesi henüz kesin olmamakla birlikte, eğitimde yapay zekânın nasıl kullanılacağına yönelik araştırmalar yapılması önemlidir.