Amerikan Merkez Bankası Fed’in dört yıl aradan sonra politika faizini 50 baz puan indirmesi haberi aslında beklenen (hatta baskı oluşturulan) bir konu olsa da dünya genelindeki ekonomik durgunluk, devam etmekte olan savaşlar, gün geçtikçe destabilize hale gelen Ortadoğu, işlerin karışmakta olduğu Uzak Doğu vb. parametreler birlikte ele alınınca siyasal ve ekonomik açılardan borsacıların yoyo veya roller coaster dedikleri (yukarı aşağı hızlı ve sert hareketlerin yaşanabileceği) bir döneme girebileceğimiz düşünülebilir.
Bu nedenle bu hafta para ile ilgili yazılarımıza kısa bir ara veriyoruz. Neticede dengesizlik alternatifine kıyasla çok daha renkli ve eğlenceli olabilir öyle değil mi? (Lütfen bunu dengesizliğin teşvik edilmesi şeklinde değil kaosta fırsat olduğunun vurgulanması şeklinde alınız. Yoksa yeterince dengesizin varlığı tartışma götürecek bir konu değildir).

Özellikle metropollerde gündelik olarak araç kullananlar yazının başlığında geçen burnunu uzatmak tabirini çok iyi bilmektedir. Kabaca trafikte yanınızda seyreden, dört yol ağzında karşılaştığınız, kavşaklarda, göbeklerde farklı yönlerden gelen sürücülerin arabalarını önünüze sürmesi, böylece sizin ilerlemenizi engelleyerek kendilerinin öne geçmesi anlamına gelir. Bu hareketin yapılması ise “burnunu uzatmazsan hayatta yol vermezler, sabaha kadar beklersin” türü bir argüman ile normalleştirilir.
Gelin buna yakından bakalım. Otoyollarda, kavşaklarda, dört yol ağızlarında, göbeklerde, ışıklarda kısacası aklımıza gelebilecek her yerde hangi araçların, hangi durumlarda önce geçeceği belli midir, değil midir?
Geçiş üstünlüğünün hangi araçlarda olduğu belli midir değil midir?
En azından yazar ehliyet alırken yapılan sınavlarda bu konulara ilişkin resimli örnekler sorulmakta ve cevaplanamaması durumunda ehliyet alınamamaktaydı. Eğer son 30 yılda bir değişiklik olmadıysa tüm ehliyet sahibi sürücülerin bu bilgilere haiz olması gerekir. Peki neden burun uzatılır?
Çünkü kimse kurala uymaz. Böylelikle kendinizi koruyabilmek için siz de burun uzatmaya başlarsınız. Diğer taraftan sıkışık trafikte bir araba öne geçmek çok önemli bir şeydir. Çünkü arkada kalanı çavuşlar kovalamakta ve sopa ile dövmektedir. Bu durum özellikle de emniyet şeridinden gelerek yapıldığında ve sapaklarda en dış taraftan gelip tüm trafiği durduracak şekilde kaynak yapılmaya çalışıldığında diğer sürücüler bakımından tadından yenmez hale gelir. Doğal olarak bazı burun uzatma örneklerinde yaşanan inatlaşmalar kazalara yol açar.
Zaten tıkalı olan trafik daha da ilerlemez hale gelir. (Yazar birbirlerine yol vermemek için otoyol gişelerine birlikte girip betonlar arasında sıkışıp kalan araçları gözleri ile görmüştür.)
Öfke, ağız dalaşı, fiziksel kavga, silahlı çatışmalar vb. pek çok tatsız olay bu tür yaşanmışlıkların birikimi sonucu oluşan haksızlık, adaletsizlik, mağdur olma duyguları ile doğrudan ilişkilidir.
Bu durumun bir başka örneği kavşak kilitlenmişken (ön taraf ilerlemiyorken) yan tarafın akışını engelleyecek şekilde kavşağa girip yeşil ışık yandığında diğer tarafın geçişini engellemek şeklinde ortaya çıkar. Taralı alan uygulaması zaten bu sebeple başlamıştır. Bu örnekte sadece burun uzatılmamakta, arabanın tamamı akışı kilitleyecek şekilde orta yere çekilmekte, geçiş hakkı olan zavallı şoförler ise bunların arasından geçmek için Nişantaşı ara sokaklarında yapılan incelikte manevralar yapmak zorunda kalmaktadır.
Tüm bu örnekler aynı şeye işaret etmektedir. Aslına kural vardır ama uygulanmamaktadır. Böylelikle ihlal eden ceza almamakta ve davranışa devam edebilmektedir. Bu durum yanlış uygulamayı yaygınlaştırmakta, “Ee zaten herkes böyle yapıyor, normali bu” noktasına gelinmesine sebep olmaktadır.
Netice olarak yeni normal “uzat burnunu bir şey olmaz” şeklinde oluşmaktadır. Bu noktadan nasıl geri dönülür? Cevap çok açıktır. Zaten var olan kuralların uygulanmasını sağlayarak. Belki hemen değil ama şaşılacak kadar kısa bir sürede herkes yeni normale adapte olacaktır.
Evet, bu yazının para konusu ile uzaktan yakından ilgisi bulunmamaktadır.



