Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Sponsorlu Bağlantılar

Denizbank Reklam

6 Şubat’ın ardında 3 yıl: Onları kader değil, ihmaller ayırdı

Yarım kalan düşler, tatlı bir tebessüm, pazar kahvaltısının ardından yapılan sıcak bir sohbet… Deprem bölgesi tam üç yıldır bu duygulara hasret. Kahramanmaraş’ta, Gaziantep’te, Şanlıurfa’da, Adıyaman’da ve diğer illerde babaların saçları akla, annelerin gözleri yaşla dolu artık. Deprem yakınlarının tek talebi ise yitip giden canlarının ardında sadece adaletin yerini bulması.

Yarım kalan düşler, tatlı bir tebessüm, pazar kahvaltısının ardından yapılan

tclira.com ÖZEL/ Kemal Arda Ayvalıoğlu

Deprem Türkiye’nin acı bir gerçeği, ancak alınmayan önlemler yıkımı kaçınılmaz kılıyor. Geride kalanlar gözyaşına alıştırılıyor. Onları kader değil, ihmaller ayırdı… Kimisi 17 yaşında, kimisi daha bebek yaşta enkazların arasında yitirildi. Depremzede yakınları seslerini ve adalet taleplerini duyurmaya çalışıyor.

Sema Güleç, oğlu Batuhan’ı 6 Şubat depremlerinde enkazların arasında bıraktı. 6 Şubat depremlerinin ardından oğlundan haber alamayan ve kayıp yakınlarıyla bir araya gelerek ‘Deprem Mağdurları Derneği’ni’ kuran Sema Güleç ile konuştuk. Deprem kayıpları, üç yıldır yakınlarını aramayı sürdürüyor. tclira’ya açıklamalarda bulunan Güleç, “Depremin üstünden üç yıl geçti. Yok işte, bulamadım oğlumu. Zor… Ne diyeceğimi bilemiyorum. Bugün bizim için çok zor bir gün” dedi.

Güleç sözlerini şöyle sürdürdü:

“İsteselerdi oğlumu bulabilirlerdi diye düşünüyorum. Evet, aramalar sürüyor ama üç yıl oldu, çok geç. Acı bir durum gerçekten. Bize süreç hakkında bir bilgi verilmiyor. Yazın Ankara’ya AFAD’a gittik, orada fotoğraflara baktık. Sadece o zaman bilgi verildi.”

Kayıp yakını Güleç, arama sürecine ilişkin olarak farklı illerde yetkililerle görüşmeler yaptıklarını belirtti. Güleç, önce Kahramanmaraş’ta, ardından Hatay’da savcılar, emniyet, jandarma ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı yetkilileriyle birlikte fotoğrafları incelediklerini söyledi. Yetkililerin kendilerine “süre verilmesi halinde kayıpların bulunabileceğini” ilettiğini aktaran Güleç, yaz aylarından bu yana beklediklerini ifade etti.

“Gidecek bir mezar taşının dahi olmaması çok zor”

Bu süreçte yaklaşık 50 kişinin bulunduğunu, son olarak 15 gün önce Ayten Tuncer’in kız kardeşinin tespit edildiğini belirten Güleç, fotoğraf incelemelerinin hâlen sürdüğünü kaydetti. Önümüzdeki hafta Antakya’da emniyete giderek fotoğraflara yeniden bakacağını söyleyen Güleç, ailelere yeterli bilgilendirme yapılmadığını ve arama çalışmalarının üç yıldır sonuçsuz kaldığını dile getirdi.

Oğluna ait bir mezarın bulunmadığını ifade eden Güleç, iki yıldır enkaz alanına gittiğini ancak bu yıl söz konusu alana konut yapımı başlandığı için artık oraya da gidemeyeceğini söyledi. Güleç, “Gidecek bir mezar taşının dahi olmaması çok zor” dedi.

6 Şubat'ın ardında 3 yıl: Onları kader değil, ihmaller ayırdı

“İddianame üç yıldır hazırlanmıyor”

Depremde evladını kaybeden Suna Öztürk, kayıplarını anmak ve adalet talebini dile getirmek için Hatay’a geldi. tclira’ya konuşan Öztürk, Rönesans Rezidans’ta 52 kişinin hâlâ kayıp olduğunu hatırlattı. Bu dosyaya ilişkin iddianamenin üç yıldır hazırlanmadığını söyledi.

“Mezarsız yavrularıma mezar aramaya geldim”

Öztürk, “Bugün mezarsız yavrularıma mezar aramaya geldim. Rönesans Rezidans’taki 52 kayıp kişinin iddianamesi hâlâ hazır değil. Bu kayıpların 15’i çocuk. Benim Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’tan talebim, iddianamenin bir an önce hazırlanmasıdır” dedi.

Kayıp yakınlarının artık cenaze ya da mezar aramaktan çok adalet arayışında olduğunu ifade eden Öztürk, “Daha 6 Şubat gecesinin enkazından ve ayazından çıkamadım. Evlatlarımın acısını bile yaşayamadan adalet mücadelesine girdim. Tüm sorumlular ne zaman cezalandırılacak?” diye konuştu.

“Biz adaleti nerede arayacağız?”

Mahkeme süreçlerine de değinen Öztürk, çok sayıda cenazesi bulunan davaların görüldüğünü ancak duruşmalarda ailelerin tepkilerinin kolluk kuvvetleriyle bastırıldığını belirterek, “Biz adaleti nerede arayacağız, kime güveneceğiz?” dedi.

Depremzedelerin barınma sorunlarının sürdüğünü vurgulayan Öztürk, birçok ailenin hâlâ konteynerlerde yaşadığını, yağmurda konteynerlerin su aldığını, elektrik ve su kesintilerinin yaşandığını söyledi. Konutların tamamlanmadığını belirten Öztürk, buna rağmen depremzedelerin konteynerlerden çıkarılmaya çalışıldığını ifade etti.

Yıkılan binalara ilişkin sorumluların ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini dile getiren Öztürk, “Hangi binada kaç kişi hayatını kaybettiyse, o kadar ağırlaştırılmış müebbet verilmesi gerekiyor. Yapım aşamasındaki iki ve üç katlı binalar bile yıkıldı. Bu, ciddi ihmallerin göstergesidir” dedi.

“Her zaman güle oynaya geldiğim şehre şimdi gözyaşlarıyla giriyorum”

Binlerce yapının yıkıldığını, ancak çok az sayıda müteahhidin tutuklu olduğunu belirten Öztürk, yetkililere çağrıda bulunarak sürecin takipçisi olacaklarını söyledi. Hatay’a her gelişinin kendisi için daha da ağırlaştığını ifade eden Öztürk, “Her zaman güle oynaya geldiğim şehre şimdi gözyaşlarıyla giriyorum” dedi.

Yetkililerle iletişim kurmakta zorlandığını söyleyen Öztürk, Rönesans Rezidans dosyasına ilişkin sorumluların yargı önüne çıkarılmasını ve kayıp 52 kişi için bir an önce iddianamenin hazırlanarak davaların başlatılmasını talep etti.

6 Şubat'ın ardında 3 yıl: Onları kader değil, ihmaller ayırdı

“Keşke her şey 2023 yılında kalsaydı”

Deprem Mağdurları ve Kayıp Yakınlarıyla Dayanışma Derneği Başkanı Selahattin Kaban tclira’nın sorularını yanıtladı. Kaban, 6 Şubat depremlerinin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen acıların dinmediğini ve mağduriyetlerin sürdüğünü söyledi.

Depremzedelerin hâlâ büyük bir travma yaşadığını belirten Kaban, “Depremin üzerinden üç yıl geçti ancak acılar dinmedi. İnsanlar her an o acıyı yeniden yaşıyor. Enkazın altındaymış gibi hissediyorlar. Tarif edilemez bir durum” dedi.

Deprem sonrası verilen birçok sözün yerine getirilmediğini ifade eden Kaban, bazı taleplerin karşılanmış gibi gösterildiğini ancak gerçekte hâlâ çözülmediğini belirterek, mağduriyetlerin devam ettiğini vurguladı. “Keşke her şey 2023’te kalsaydı. Bir felaket yaşadık ama üç yıl sonra bile tablo hâlâ çok acı” diye konuştu.

Kayıplara ilişkin arama çalışmalarının yetersiz olduğunu dile getiren Kaban, geçen yıl savcılık tarafından başlatılan çalışmalar sonucunda bir çocuğun bulunabildiğini hatırlatarak, benzer çalışmaların tüm deprem illerinde başlatılması gerektiğini söyledi.

Kaban, kayıp yakınlarının yaşadığı durumu ise şu sözlerle anlattı:

“İnsanlar ‘cenazeniz bulundu’ diye gelecek bir telefonu bekliyor ve buna sevinmek zorunda kalıyor. Mutlulukla acı aynı anda yaşanıyor. Bu çok ağır bir tablo.”

Hâlen 138 kişinin kayıp olduğunu, bunların 37’sinin çocuk olduğunu belirten Kaban, Doğal Afetler Bakanlığı’nın bir an önce kurulması gerektiğini savundu. Bu yapının tarafsız ve bağımsız çalışmasının önemine dikkat çeken Kaban, bu taleplerinin bugüne kadar dikkate alınmadığını söyledi.

“Biz Kayıplarımızı istiyoruz” diyen Kaban, “Biz Asel’leri, Batuhan Güleç’i istiyoruz. Kayıplarımızın bulunmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

6 Şubat'ın ardında 3 yıl: Onları kader değil, ihmaller ayırdı

“Deprem bölgesindeki sorunlar devam ediyor”

Yeni Yol Grup Başkanı Bülent Kaya, 6 Şubat depremlerinin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen deprem bölgesinde ciddi sorunların devam ettiğini söyledi.

tclira’ya değerlendirmelerde bulunan Kaya, depremzedelerin hâlâ konuta erişim sorunu yaşadığını belirtirken, aradan geçen 36 aya rağmen birçok ailenin konteynerlerde yaşamayı sürdürdüğünü ve bu sürecin ne kadar daha devam edeceğinin belirsiz olduğunu ifade etti.

Bölgede sanayi ve üretim altyapısının yeterince ayağa kaldırılamadığını dile getiren Kaya, bunun ticaretin canlanmasını engellediğini söyledi. Kaya, ekonomik belirsizlik ve gelecek kaygısı nedeniyle deprem bölgesinden göç eden vatandaşların geri dönmediğine dikkat çekti.

Kentsel dönüşüm sürecine ilişkin eleştirilerde de bulunan Kaya, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın kentsel dönüşüm adı altında yürüttüğü hızlı yapılaşma sürecinde mülkiyet haklarıyla ilgili sorunlar ve gasp iddialarının gündemde olduğunu belirtti.

Tüm bu başlıkların deprem bölgesinde hâlâ çok büyük sorunların varlığını gösterdiğini ifade eden Kaya, olası yeni depremler açısından riskli şehirler arasında yer alan İstanbul’da da yeterli hazırlık yapılmadığını söyledi.

6 Şubat'ın ardında 3 yıl: Onları kader değil, ihmaller ayırdı

Deprem öncesi ve sonrasına ait görüntüler

6 Şubat'ın ardında 3 yıl: Onları kader değil, ihmaller ayırdı

6 Şubat'ın ardında 3 yıl: Onları kader değil, ihmaller ayırdı

 

6 Şubat'ın ardında 3 yıl: Onları kader değil, ihmaller ayırdı

6 Şubat'ın ardında 3 yıl: Onları kader değil, ihmaller ayırdı

tclira.com