Prof. Dr. Yakup Küçükkale, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda kamu ve özel sektör arasındaki üretim ilişkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Güvenliğin kamusal bir mal olduğunu belirten Küçükkale, bu kapsamda gıda güvenliğinin de güvenlik kavramı içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Küçükkale, özel malların özel sektör tarafından üretilmesinin doğal olduğunu ancak vatandaşların bu mallara erişiminin kamusal bir mesele haline gelebileceğini ifade etti.
“Domates özel mal, domatese erişim kamusal mal”
Gıda güvenliğini domates örneği üzerinden açıklayan Küçükkale, domatesin özel bir mal olduğunu ve özel sektör tarafından üretilip satılabileceğini belirtti. Ancak vatandaşların domatese erişiminin kamusal bir mal niteliği taşıdığını savundu.
Küçükkale, yalnızca bedelini ödeyebilenlerin gıdaya ulaşabildiği bir sistemin çeşitli toplumsal sorunlara yol açabileceğine dikkat çekerek, bazı kesimlerde açlık ve hastalıkların yanı sıra suç oranlarının da artabileceğini belirtti.
Bu durumun “negatif dışsallık” oluşturabileceğini ifade eden Küçükkale, söz konusu sorunların önüne geçilmesinin yolunun gıdaya erişimin güvence altına alınmasından geçtiğini kaydetti.
Gıda erişimini tehdit eden unsurlar
Küçükkale, vatandaşların gıdaya erişimde sorun yaşayabileceği başlıca durumları ise şöyle sıraladı:
- Yetersiz üretim
- Kuraklık ve kıtlık
- Piyasa aksaklıkları
- Doğal afetler
Bu gibi durumlarda kamunun devreye girerek vatandaşların gıdaya erişimini sağlaması gerektiğini belirten Küçükkale, devletin koşullara göre farklı araçları kullanabileceğini ifade etti.
“Devlet gerektiğinde üretim sürecinde yer alabilir”
Yetersiz üretim sorununun yaşandığı durumlarda devletin arzı artırıcı önlemler alabileceğini belirten Küçükkale, gerektiğinde kamu kurumlarının üretim sürecinde de yer alabileceğini söyledi.
Kuraklık ve kıtlık gibi durumlarda baraj ve silo altyapılarının önemine dikkat çeken Küçükkale, doğal afetlerde de benzer tedbirlerin uygulanabileceğini belirtti.
Piyasa aksaklıklarına karşı da devletin müdahale edebileceğini ifade eden Küçükkale; tedarik zincirindeki sorunların giderilmesi, gereksiz halkaların ortadan kaldırılması, spekülasyon ve stokçuluğa karşı önlem alınması gerektiğini savundu.
Tuz ve şeker tekeli örneği
Küçükkale, değerlendirmesinde Türkiye’nin geçmişinden örnekler de verdi. Daha önce kaleme aldığı “Devlet Üretir De, Satar Da” başlıklı yazısına atıfta bulunan Küçükkale, Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında Osmanlı’dan devralınan tuz tekeli ile Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde oluşturulan şeker tekelini örnek gösterdi.
Küçükkale, özel sektörün sermaye ve girişimcilik açısından yeterince güçlü olmadığı dönemlerde tuz ve şeker üretiminin kamu tarafından üstlenildiğini, devletin bu ürünleri hem ürettiğini hem de sattığını belirtti.
“Piyasanın ne kadar düzgün işlediği tartışılmalı”
Günümüz Türkiye’sinde ise özel sektörün sermaye ve girişimcilik açısından yeterli seviyede göründüğünü belirten Küçükkale, buna karşın piyasanın ne ölçüde düzgün işlediğinin sorgulanması gerektiğini ifade etti.
MÜESSES NİZAM – 2
(Gıda Güvenliği)Bir önceki yazımızda, özel kesimin üretmesi gereken (üretebileceği) malları kamunun üretmesinin “verimlilik ve etkinlik” açısından problemler yaratabileceğini; kamunun üretmesi gereken (kamusal) malların da özel kesim tarafından üretilmesinin…
— Yakup Küçükkale (@ykucukkale) September 2, 2026
tclira.com


