Son açıklanan enflasyon verilerinin ardından ekonomideki gelişmeleri katıldığı Mesele Ekonomi programında değerlendiren Prof. Dr. Öner Günçavdı, açıklanan rakamların teknik olarak bir başarı gibi görünse de, bu durumun ekonomik yapının işlediğine dair sağlıklı bir kanaat oluşturmadığını söyledi.
TÜİK’in şeffaflık konusunda eksikleri var
TÜİK’in haziran ayı enflasyonunu yüzde 1,37 olarak açıklamasını yorumlayan Günçavdı, “Vatandaşın hissettiği enflasyonla açıklanan veriler arasında ciddi fark var. Bu farkın nedeni yalnızca hissiyat değil, veri üretimindeki şeffaflık eksikliğidir. Uzmanlar teknik hesaplamalara vurgu yapsa da ben de bir uzman olarak diyorum ki, esas problemimiz bu yöntemlerin kendisi” ifadelerini kullandı.
Güvenilirliğin yalnızca TÜİK’le sınırlı olmadığını, İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) verilerine de artık aynı şüpheyle bakıldığını belirten Günçavdı, “İTO geçmişte bir referans kurumdu. Ancak orada da geçmişe dönük hesaplama notları, güveni zedeleyen yeni bir sorun alanı olarak karşımıza çıkıyor” dedi.
“Veriler doğru kabul edilse de ortada olumlu bir tablo yok”
Verilerin güvenilirliğine dair soru işaretlerinin ötesinde, mevcut ekonomik programın enflasyonun asıl kaynaklarına çözüm sunmadığını söyleyen Günçavdı, “Rakamları doğru kabul etsek bile, detaylarda olumlu bir tablo yok. Konut, gıda ve ulaşım gibi kalemler hâlâ yüksek enflasyonun taşıyıcısı durumunda. Eğitim gibi göreli ağırlığı düşük kalemlerde dahi yıllık yüzde 73’e varan artışlar var” diyerek, enflasyonla mücadelede yalnızca para politikasına güvenmenin yetersizliğine işaret etti.
Doğal gaz zammının ertelenmesi gibi örneklerin, fiyat yönlendirmesiyle enflasyonda geçici iyileştirmeler sağlanabileceğini gösterdiğini söyleyen Günçavdı, “Bu, sadece para politikasıyla değil, yönlendirmeyle de müdahale edildiğini gösteriyor. Bu kalıcı bir çözüm değildir” dedi.
“Mehmet Şimşek Türkiye’nin finans müdürü gibi hareket ediyor”
Ekonomide daha geniş bir koordinasyon ve yapısal müdahale ihtiyacını dile getiren Günçavdı, “Mehmet Şimşek şu anda adeta Türkiye’nin finans müdürü gibi hareket ediyor. Hazine nakit dengesini ve para politikasını yönetiyor ama ekonominin genelinden sorumlu bir irade yok. Türkiye’nin ekonomi bakanı yok” diyerek yapısal reformlara öncülük edecek ve bakanlıklar arası koordinasyonu sağlayacak bir otoritenin eksikliğini vurguladı.
“Ekonomi başsız durumda”
Geçmişteki sistemlerde bu rolü üstlenen isimlerin, parlamenter sistemde daha görünür ve etkili olduğunu belirten Günçavdı, “Şu an ekonomi başsız. Tarım, enerji, konut gibi alanlarda çözüm üretecek, ekonomik aktörleri koordine edecek bir merkez yok. Bu da ekonomik belirsizliği derinleştiriyor” şeklinde konuştu.
