Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Sponsorlu Bağlantılar



ata-yatirim


Advertisement

Otomobil ve cep telefonu fiyatlarıyla efkârlanıp, kaçak çay ve ucuz sigarayla teselli bulmak

Ülkeler arasındaki fiyat düzeyi farklılıklarını temel alan, satın alma gücü paritelerine dayalı kişi başına GSYİH rakamları ülkelerin gelişmişlik düzeyini ölçmede sıklıkla kullanılan, faydalı bir gösterge. Son yıllarda yayınlanan veriler Türkiye’nin satın alma gücünde hızlıca Avrupa Birliği ortalamasına yaklaştığını ortaya koyuyordu. Ancak geçtiğimiz günlerde kamuoyu ile paylaşılan 2025 yılı rakamları işlerin tersine döndüğüne işaret etti. Geçici olacağını umduğumuz bu durum, gittikçe daha pahalı bir ülke olmamızın kaçınılmaz bir sonucu gibi görünüyor.

Ülkeler arasındaki fiyat düzeyi farklılıklarını temel alan, satın alma gücü

Geçtiğimiz yılın sonlarında tclira.com’da yayınlanan bir yazımın başlığı “Satın alma gücü paritesine göre Avrupa’nın bizi kıskanmasına az kaldı” idi. Bu başlığı seçmemin sebebi Eurostat’in satın alma gücü paritesine dayalı hesaplamalarına göre 2024 yılı itibarıyla Türkiye’nin ‘reel’ milli gelirinin Avrupa Birliği ortalamasının yüzde 72’sine ulaşmış olmasıydı. 2019 yılında yüzde 60 düzeyinde olan bu oran, Türkiye ekonomisinin son yıllardaki başarılı büyüme performansı ve Euro bazında nispeten ucuz bir ülke olmaya devam etmesiyle birlikte 5 yıl içinde epeyce gelişme göstermişti.

Geçtiğimiz günlerde yine Eurostat tarafından yayınlanan ve ülkemizde TÜİK tarafından kamuoyu ile paylaşılan 2025 yılı geçici sonuçlarına göre Türkiye’nin kişi başına gayrisafi yurt içi hasıla endeks değeri 1 yıl içinde 72’den 67’ye inmiş. Bu belirgin düşüş Türkiye ekonomisinin 2025 yılındaki büyüme oranının AB ortalamasının gerisinde kalmasından kaynaklanmadığına göre, ülkemizdeki fiyatların çok hızlı artmış olmasının bir sonucu olmalı. Nitekim 2024 yılı için 18,21 olarak hesaplanan satın alma gücü paritesi, 2025 için 25,46 olarak hesaplanmış. Yani geçtiğimiz yıl 27 Avrupa Birliği ülkesinde ortalama 1 Euro’ya alınan bir mal ve hizmet sepeti için Türkiye’de 25,46 TL ödenmiş.

Euro/TL kurunu da dikkate alarak yapılan hesaplamaya göre ise 2025 yılında Türkiye’nin tüketim mal ve hizmetlerine ilişkin fiyat düzeyi endeksi 60 değerine ulaşmış. Bu değer, 27 Avrupa Birliği ülkesinde 100 Euro karşılığında satın alınan mal ve hizmet sepetinin Türkiye’de 60 Euro’ya karşılık gelen Türk Lirası ile satın alınabileceği anlamına geliyor. Aynı fiyat düzeyi endeksinin 2024 yılı değeri ise 53 idi. Demek ki ülkemizde hem TL hem de Euro cinsinden ciddi bir enflasyon var.

TÜİK’in 18 Haziran’da yayınladığı bültende yukarıda bahsettiğimiz tüketim mal ve hizmetlerine ilişkin fiyat düzeyi endeksinin çeşitli alt gruplar için hesaplanmış alt endeks değerleri de mevcut. Buna göre AB ülkelerine göre daha çok para vererek sahip olabildiğimiz ürünler ‘kişisel ulaşım araçları’ (endeks değeri: 156) ve ‘bilgi ve iletişim ekipmanları’ (endeks değeri: 118). Otomobil ve elektronikteki yüksek vergi oranlarının acısını yıllardır çektiğimiz için bu veri hiç de şaşırtıcı değil. Diğer alt gruplarda ise Türkiye’deki fiyatlar AB ortalamasının altında. ‘Gıda ve alkollü içecekler’ bizde daha ucuz ama fark ne yazık ki çok fazla değil. Bizde alkollü içecekler de vergilerden dolayı çok pahalı ama sigara nispeten ucuz olduğu için aşağıdaki tablodaki sonuç elde edilmiş. Avrupa’ya göç edenlerin otomobil ve cep telefonu alırken bizim gibi zorlanmadığını fark edince efkârlanıp bir sigara yakarsanız, en azından sigaranın burada daha ucuz olmasıyla teselli bulabilirsiniz.

Otomobil ve cep telefonu fiyatlarıyla efkârlanıp, kaçak çay ve ucuz sigarayla teselli bulmak

Tablolaki mal ve hizmet gruplarının içerikleri:

Gıda ve alkolsüz içecekler: Ekmek ve tahıllar, bakliyat, et, balık, süt, yumurta, meyve ve sebze, sıvı ve katı yağlar, şekerlemeler, su, meyve suyu, kahve, çay.

Alkollü içecekler, sigara ve tütün: Şarap, bira, vb. alkollü içecekler, sigara ve tütün ürünleri.

Giyim: Erkek, kadın, çocuk ve bebek giyim eşyaları.

Bilgi ve iletişim ekipmanları: Cep telefonu, televizyon, bilgisayar, ses ve görüntü kaydeden ve oynatan cihazlar vb.

Kişisel ulaşım araçları: Motorlu taşıtlar, motosiklet ve bisikletler.

Lokanta ve oteller: Yiyecek ve içecek hizmetleri, konaklama hizmetleri.