New York City’nin ilk Müslüman ve Güney Asyalı Belediye Başkanı olan Zohran Mamdani seçim kampanyasında vadettiği üzere şehirdeki yoksulluğu azaltmaya yönelik birçok çalışmayı başlatmış durumda. Gıda sektöründeki fahiş fiyatlara savaş açan belediye marketlerinin açılması ve atıl durumdaki binaların dönüşümüyle dar gelirlilere barınma olanağı sağlanması gibi projelerin yakında hayata geçmesi bekleniyor. Mandani’nin en dikkat çekici icraatlarından biri de NYC’de konut sahibi olan ultra-zenginlerden toplanan vergi gelirlerinin arttırılması suretiyle belediyenin bütçe açıklarının kapatılmasını hedefleyen yeni bir emlak vergisinin ihdas edilmesi.
Medyaya “ikinci ev vergisi” olarak yansıyan bu vergi geçtiğimiz günlerde eyalet meclisinden geçti ve 2026-2027 döneminde toplanmaya başlayacak. Kanun kapsamında değeri 1 milyon doların üzerinde olan konutların sahipleri, eğer söz konusu konut yılın çoğunda içinde yaşadıkları asıl ikametgahları değilse ve kiraya da verilmemişse, konutun vergi değerinin yüzde 4 ila 6,5’i tutarında bir yıllık vergi ödemek durumunda olacak. Önümüzdeki iki yıl içinde şehirdeki konutların vergi değerlerinin piyasa değerlerine uygun olarak güncellenmesi – yani kabaca 10 katına çıkarılması – sonrasında 1 milyon dolarlık alt sınır 5 milyon dolara yükseltilecek ve vergi oranı da azaltılacak. Bu yeni vergiden yılda 500 milyon dolar civarında gelir elde edilmesi bekleniyor.

Ülkemizde adına ‘demokratik sosyalizm’ denmese de fazlasıyla sosyal adaletçi bir yönetim anlayışı geçerli olduğu için emlak zenginlerinden yeterli miktarda vergi toplanmasına dair çabalar mevcut. Bu bağlamda 2019 yılında Değerli Konut Vergisi kanunlaşmış ve 2021 yılının başında uygulamaya geçirilmişti. DKV uyarınca 2026 yılında vergi değeri – halk arasındaki tabirle, rayiç bedeli – 17,7 milyon TL üzerinde olan konutlar için ekstra emlak vergisi ödenmesi söz konusu, ama pratikte konut sahiplerinin lehine olan ve muafiyet sağlayan çeşitli maddeler mevcut. Profesör Murat Batı’nın kanuna dair detaylı bilgileri aktardığı T24 yazısından öğrendiğime göre geçtiğimiz yıl ülke çapında DKV kapsamında neredeyse tamamı İstanbul’da olmak üzere 104 milyon lira tahsilat yapılabilmiş ve 165 milyon liralık hedefin gerisinde kalınmış.
Gayrimenkul fiyatlarının aşırı yüksek olduğu, barınma probleminin gittikçe büyüdüğü ülkemizde, çok sayıda konutu olan bireylere yönelik ekstra emlak vergilerinin getirilmesi zaman zaman gündeme geliyor ama ortaya atılan fikirler bir türlü hayata geçemiyor. Bakalım yaklaşmakta olan seçim kampanyasında konut satın alımı konusunda caydırıcı bir etkiye sahip olacak kadar can yakıcı emlak vergisi uygulamaları partilerin vaatleri arasında yer alacak mı? Bizim önde gelen politikacılarımız Zohran Mamdani’ye göre biraz yaşlı ve muhafazakâr ama neden olmasın.



