Kasiyersiz kasaların yaygınlaşmasıyla birlikte kameralarla sürekli izlenme hissine alışmak zorunda kalan müşteriler, son dönemde yüz tanıma teknolojisinin devreye alınmasıyla daha da rahatsız olmaya başladı. Güvenlik gerekçesiyle kullanılan bu sistemlerin kişisel verileri ne ölçüde topladığı ve nasıl sakladığı ise tartışmanın odağında yer alıyor.
Tepkilerin merkezinde, Brooklyn ve Manhattan’daki mağazalarında yüz tanıma teknolojisi kullandığını duyuran Wegmans bulunuyor. Mağazalara asılan bilgilendirme afişlerinde uygulamanın “müşteri ve çalışanların güvenliği” amacıyla hayata geçirildiği belirtilse de bu açıklama kamuoyundaki endişeleri gidermeye yetmedi.
Perakendecilerin güvenlik önlemlerini artırmasının temel gerekçesi, mağaza hırsızlığındaki hızlı artış
Eleştiriler üzerine açıklama yapan Wegmans, yüz tanımanın yalnızca geçmişte uygunsuz davranışlar nedeniyle sistemde işaretlenen kişileri tespit etmek için kullanıldığını savundu. Şirket, retina taraması ya da ses kaydı gibi başka biyometrik verilerin toplanmadığını da özellikle vurguladı.
Wegmans bu yöntemi kullanan tek perakendeci değil. Walmart, Kroger ve Home Depot gibi büyük zincirler de gizlilik politikalarında yüz tanıma sistemlerine yer verdiklerini kabul ediyor. Uzmanlara göre asıl sorun, birçok şirketin bu teknolojilerin nasıl kullanıldığı konusunda yeterince şeffaf davranmaması. Elektronik gizlilik savunucuları ise biyometrik verilerin kullanımına ilişkin yasal düzenlemelerin teknolojinin gerisinde kaldığı görüşünde.
Perakendecilerin güvenlik önlemlerini artırmasının temel gerekçesi, mağaza hırsızlığındaki hızlı artış. ABD perakende sektörünün en büyük meslek örgütü olan Ulusal Perakendeciler Federasyonu’nun (NRF) verilerine göre, 2024 yılında mağaza hırsızlığı vakaları bir önceki yıla kıyasla yüzde 18 yükseldi. Sektör temsilcileri, yüz tanıma teknolojisinin yalnızca suçluları tespit etmek için değil, caydırıcı bir araç olarak da kullanıldığını savunuyor.
Buna karşın sivil özgürlük savunucuları, teknolojinin hatalı eşleştirmeler nedeniyle masum kişilerin mağdur olabileceği uyarısında bulunuyor. Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği’nden Jay Stanley, bu riskin özellikle denetim ve şeffaflık eksikliği olan uygulamalarda arttığını belirtiyor. Yine de teknoloji sağlayıcı FaceFirst’e göre talep hızla artıyor ve Kuzey Amerika’daki büyük perakendecilerin yaklaşık dörtte biri halihazırda yüz tanıma sistemlerini kullanıyor.
tclira.com
