Ortadoğu’da son dönemde tırmanan jeopolitik kriz, küresel ekonomi üzerindeki etkisini en hızlı petrol fiyatları üzerinden hissettirdi. İran hattındaki gerilimle birlikte, dünya petrol arzının kalbi sayılan Hürmüz Boğazı’nın güvenliğine dair endişeler Brent petrol fiyatlarını son dönemin en yüksek seviyelerine taşıdı. Enerji piyasalarındaki bu dalgalanma, Türkiye otomotiv pazarında hem sıfır araç maliyetlerini hem de ikinci el piyasasındaki hareketliliği doğrudan etkileyecek kritik bir süreci başlattı.
Enerji maliyetleri ve tedarik zinciri tehlikede
Jeopolitik krizlerin otomotiv sektöründeki ilk etkisi, akaryakıt ve enerji fiyatlarındaki artışla kendisini gösteriyor. Petrol fiyatlarındaki her yükseliş; araçların fabrikadan bayiye taşınmasından, hammadde üretimine kadar tüm lojistik ve operasyonel maliyetleri yukarı çekiyor. Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş, bölgedeki yüksek tansiyonun Türkiye otomotiv pazarına petrol fiyatları, döviz kuru ve finansman maliyetleri üzerinden yansıyacağını belirtti. Karakaş, “Ortadoğu’da yaşanabilecek büyük ölçekli bir jeopolitik gerilim otomotiv sektörünü üç ana kanaldan etkiler: enerji maliyetleri, döviz kuru ve tüketici psikolojisi. Türkiye otomotiv pazarı ithalata yüksek derecede bağlı olduğu için kurdaki her hareket fiyatlara hızlı şekilde yansıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Sıfır araçlarda yeni zam dalgası kapıda
Jeopolitik risklerin artmasıyla birlikte distribütörlerin maliyet artışlarını fiyatlara çok hızlı yansıtabildiğine dikkat çekiliyor. Uzmanlara göre, petrol fiyatlarındaki artışa paralel olarak döviz kurunda yaşanacak yukarı yönlü hareketler, sıfır araç fiyatlarında yeni zam dalgalarını kaçınılmaz kılacak. Bunun yanı sıra küresel tedarik zincirinde yaşanabilecek gecikmeler ve bazı modellerde oluşabilecek stok sıkıntısı, piyasadaki arz-talep dengesini bozma potansiyeli taşıyor.
Karakaş, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Kur ve maliyet artışı yaşandığında distribütörler fiyat güncellemelerini çok hızlı yapabiliyor. Bu nedenle jeopolitik risklerin arttığı dönemlerde sıfır araç tarafında fiyatların yukarı yönlü baskı altında kalması oldukça muhtemel” dedi.
Otomobil yeniden yatırım aracına dönüşebilir
Sıfır araç fiyatlarının artacağı beklentisi, tüketici davranışlarında da önemli değişimlere yol açıyor. Türkiye’de otomobilin sadece bir ulaşım aracı değil, aynı zamanda bir “değer saklama aracı” olarak görülmesi, kriz dönemlerinde talebi ikinci el pazarına kaydırıyor. Altın ve dövizdeki hızlı yükselişin yaşandığı senaryolarda tüketicilerin birikimlerini korumak için otomobile yöneldiğini belirten Karakaş, “Kur ve altının hızlı yükseldiği dönemlerde otomobile talep artabiliyor. Böyle bir senaryoda ikinci el pazarında kısa vadeli talep hareketi görmek mümkün.” ifadelerini kullandı.
Finansman sorunu belirsizliği artırıyor
Türkiye otomotiv pazarında araç fiyatlarının ortalama 2 milyon TL seviyelerine ulaştığı bir ortamda, jeopolitik kriz nedeniyle faizlerin yüksek seviyelerde kalması araç alımını daha da zorlaştırıyor. Kredi koşullarının sıkılaşması, talebin satışa dönmesini engellerken; uzmanlar sektörün sağlıklı büyümesi için finansman mekanizmalarının piyasa gerçekleriyle uyumlu hale getirilmesi gerektiğini vurguluyor. İran-Ortadoğu eksenindeki krizin derinleşmesi durumunda, otomotiv sektöründe hem maliyetlerin hem de erişilebilirliğin önümüzdeki dönemin en büyük sınavı olması bekleniyor.

tclira.com
