Türkiye’de şirketlerin finansman tercihlerinde sermaye piyasalarının ağırlığı giderek artıyor. Enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikası kredi maliyetlerini yükseltirken, şirketler büyüme ve yatırım ihtiyaçlarını karşılamak için halka arzlara daha fazla yönelmeye başladı.
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) verilerine göre, 2026’nın ilk 8 ayında 34 şirket halka arz edildi. Bu şirketlerin halka arz büyüklüğü 83,8 milyar liraya ulaşarak bugüne kadarki en yüksek seviyeye çıktı. Böylece 2023’te 54 şirketin halka arzından elde edilen 79,3 milyar liralık kaynak da geride bırakıldı.
Halka arzlara yatırımcı ilgisi de yüksek seviyede gerçekleşti. Yılın ilk 8 ayında gerçekleştirilen halka arzlara toplam 355,9 milyar liralık talep gelirken, şirketlerin hisseleri toplam 25,8 milyon yatırımcıya satıldı.
Rekorun arkasında finansman maliyeti var
Halka arzlarda yaşanan yükseliş yalnızca borsaya olan yatırımcı ilgisiyle açıklanabilecek bir gelişme değil. Şirketler açısından bakıldığında yüksek faiz ortamı, banka kredilerini ve diğer borçlanma kanallarını daha maliyetli hale getiriyor.
Bu ortamda halka arz, şirketlere doğrudan sermaye sağlarken bilançolarındaki borçluluk baskısını da azaltabilecek bir finansman alternatifi olarak öne çıkıyor. Özellikle yatırım, kapasite artırımı ve işletme sermayesi ihtiyacı bulunan şirketler için borsa, banka kredilerine alternatif bir kaynak yaratıyor.
Dolayısıyla 2026’daki rekor, bir taraftan sermaye piyasalarının derinleşmesine işaret ederken diğer taraftan şirketlerin mevcut finansman koşullarına verdiği bir tepki olarak da okunabilir.
5,5 yılda 232 şirket halka açıldı
Halka arzların yükselişi 2026 ile sınırlı değil. SPK verilerine göre 2021 yılından ağustos sonuna kadar 232 şirket halka arz gerçekleştirdi.
Bu şirketlerin halka arzlarından toplam 308,6 milyar lira kaynak sağlanırken, halka arzlara yönelik toplam talep 1 trilyon 440 milyar liraya ulaştı.
Söz konusu rakamlar, son 5,5 yılda borsaya kote olan şirketlerin sayısındaki artışın boyutunu da ortaya koyuyor. Borsada işlem gören şirketlerin üçte birinden fazlasının bu dönemde halka arz edilmiş olması, sermaye piyasalarının şirketler açısından giderek daha önemli bir finansman kanalı haline geldiğini gösteriyor.
SPK’den halka arzlarda yeni dönem
Halka arz piyasasında önümüzdeki dönemde hareketliliği artırabilecek bir diğer gelişme ise SPK’nın başvuruların değerlendirilmesine ilişkin yeni ilke kararı oldu.
SPK, Payların İlk Halka Arzına İlişkin Başvuruların Sonuçlandırılmasında Öncelik Verilecek Kriterlere İlişkin Kurul İlke Kararı ile belirli özellikleri taşıyan şirketlerin halka arz başvurularının öncelikli değerlendirilmesinin önünü açtı.
Buna göre, halka açık olmayan şirketlerin halka arz başvurularında belirlenen kriterlerden en az birinin karşılanması ve şirketin talepte bulunması halinde başvurular, ilan edilen genel başvuru sıralamasına tabi tutulmadan öncelikli olarak sonuçlandırılabilecek.
Anadolu şirketleri için fırsat
Yeni düzenlemenin dikkat çeken başlıklarından biri, Anadolu’daki şirketlerin halka arz sürecine erişimini artırabilecek kriter oldu.
Şirketin merkezinin bulunduğu ve son 5 yılda hasılatının yüzde 50’den fazlasını elde ettiği fabrika, üretim tesisi veya hizmet ofislerinin bulunduğu şehirde halka açılarak borsada işlem görecek ilk şirket olması, öncelik kriterleri arasında yer aldı.
Bu düzenleme, özellikle büyük şehirlerin dışında faaliyet gösteren ancak halka arz potansiyeli bulunan şirketler açısından önemli bir avantaj yaratabilir. Böylece halka arzların yalnızca İstanbul merkezli büyük şirketlerle sınırlı kalmasının önüne geçilmesi ve sermaye piyasalarının Anadolu’ya daha fazla yayılması hedefleniyor.
Kamu şirketleri ve büyük halka arzlar da kapsamda
Şirket üzerindeki yönetim hakimiyetinin Hazine ve Maliye Bakanlığı, Türkiye Varlık Fonu Yönetimi AŞ veya kamu kurumlarında bulunması da öncelikli değerlendirme kapsamına alındı.
Bunun yanı sıra halka arz edilecek payların piyasa değerinin 15 milyar lirayı aşması ve yurt dışı yatırımcı grubuna en az yüzde 50 tahsisat öngörülmesi şartıyla, uluslararası mevzuata uygun gerçekleştirilecek halka arz başvuruları da öncelikli olarak sonuçlandırılabilecek.
Bu kriter, büyük ölçekli ve yabancı yatırımcı çekme potansiyeli yüksek şirketlerin sermaye piyasalarına girişini hızlandırabilecek bir mekanizma oluşturuyor.
Rekorun devamı gelebilir
2026’nın ilk 8 ayında ulaşılan 83,8 milyar liralık halka arz büyüklüğü, şirketlerin alternatif finansman kaynaklarına yöneldiğini gösterirken, SPK’nin yeni düzenlemesi yılın kalan dönemine ilişkin beklentileri de güçlendiriyor.
tclira.com



