Halka arzlarda yeni bir dönemin başladığı görülüyor. Pek çok şirketin başvuru dosyaları işleme alındı ve önümüzdeki haftalarda tek tek halka arzlar gerçekleştirilecek.
Ancak bu süreç eskisi gibi kesintisiz gider mi, soru işaretleri çok…
Şubat ayından sonra ağustosa kadar halka arzlar gerçekleşmedi. Emlak Konut’un Damla Kent Projesi Gayrimenkul Sertifikası (DMLKT) ile bu süreç yeniden başladı diyebiliriz. Önümüzdeki hafta da DOF Robotik Sanayi A.Ş. (DOF Robotics) halka arz oluyor. Borsada talep toplama tarihleri 3-4-5 Eylül olarak açıklandı.
TÜİK’in verilerine göre, yıllık enflasyonda gerileme yaşandığı görülüyor. Son 12 aylık TÜFE yüzde 33’leri görünce, Merkez Bankası da faiz indirimlerine başladı. Temmuzda 300 baz puanlık indirim sonrası eylül ayında da benzer bir indirim bekleniyor. Yılın geri kalanındaki iki toplantı sonrasında politika faizinin 36-38 civarına çekilmesi öngörülüyor.
Fakat tüm bunların iyimser bir senaryo dahilindeki gelişmeler olduğunu belirtelim.
Bu bahar havası, kısa sürede kışa dönebilir…
CHP’nin 15 Eylül’deki kurultay davası, yeni iç ve dış siyasi şoklar, döviz kurlarındaki ani dalgalanmalar, güven vermeyen rezervler piyasayı tedirgin ediyor.
Damla Kent projesinin de iyi başladığını söylememiz mümkün değil. Halka arz fiyatından yüzde 11,58 geride.
Bu kadar siyasi risk varken ve Damla Kent’in sonuçları ortadayken DOF Robotik’in halka arzı kolay olmayacaktır. Hikayesi ve geleceği olan bir şirket olmasına rağmen, stres üzerinde olacaktır. Önümüzdeki günlerde DOF Robotics’in basın toplantısı yapılacak ve ayrıntılarına hep birlikte bakacağız.
Şunu unutmamak gerekir ki, halka arz yatırımcısı geçen dönem girdiği çoğu halka arzda büyük zarara uğradı. Bu nedenle yeni halka arzlara oldukça mesafeli olacaktır. Zaten bu güvensizlik pay senedi yatırımcı sayısına da yansımış durumda.

Kış aylarında yapılan halka arzlara başvuran yatırımcı sayısı 100 binlere kadar düşmüştü.
Oysaki bir önceki yıl, 4 milyondan fazla yatırımcı halka arzlara başvuruyordu.
Bu güveni yeniden tesis etmek kolay olmayacaktır.
Hele ki TCMB’nin art arda faiz indirimi yapacağı algısına göre hareket etmek büyük yanılgıdır.
Türkiye’nin enflasyon sorunu sadece para politikası ile çözülemeyecek boyuttadır. Yukarıda bahsettiğim siyasi riskleri de üzerine koyunca, enflasyonla esas mücadelenin yüzde 30’lar seviyesinde başlayacağını söyleyebiliriz.
SPK’nın bu dönemde mevcut yatırımcılar dışında, halka arz yatırımcılarını da koruyacak aksiyonlar alması, şirket defterlerini iyi incelemesi gerekiyor.
Yatırımcılar, tahtacılara ve spekülatörlere kurban edilmemeli.
