Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Güldem Atabay: Ekonomik ve sosyal darboğaz ancak CHP’nin kalkınma politikalarıyla aşılabilir

İTÜ Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (İTÜESAM) tarafından 30-31 Ocak’ta düzenlenen 7. Sagalassos Çalıştayı’nın katılımcıları arasında geçtiğimiz kasım ayında yapılan kurultay sonrasında Cumhuriyet Halk Partisi’nin Merkez Yürütme Kurulu’na seçilen ve Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak görevlendirilen Güldem Atabay da yer almaktaydı. Kendisiyle Ağlasun’da bir söyleşi yapma fırsatını buldum ve yanıtını merak ettiğim bazı soruları yönelttim.

İTÜ Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (İTÜESAM) tarafından 30-31 Ocak’ta

– Öncelikle Genel Başkan Yardımcılığı görevinizde başarılar diliyoruz. Sizin hayatınızı nasıl değiştirdi bu görevlendirme?

– Ben ilk olarak Ekrem İmamoğlu’nun başdanışmanı olan Serkan Özcan’ın ekonomi ekibine katılmıştım. Ekrem Bey için bir ekonomi çatı programı oluşturmaya çalışıyorduk. 19 Mart sonrasındaki süreçte Serkan Bey daha çok siyaset tarafına yönelince ben bazı akademisyenlerle beraber o projenin ekonomi kısmını devam ettiren kişi oldum. MYK’daki yeni görevimle birlikte, önceki dönemdeki İzmir-İstanbul seyahatlerim İzmir-Ankara’ya dönüştü. Haftanın 4 günü hem parti içindeki hem parti dışındaki görüşmeler için Ankara’dayım. Türkiye çapındaki ziyaretlerimiz de yavaş yavaş başlıyor.

Güldem Atabay: Ekonomik ve sosyal darboğaz ancak CHP’nin kalkınma politikalarıyla aşılabilir

Akademisyen, politikacı ve gazetecilerin katıldığı 7. Sagalassos Çalıştayı 30-31 Ocak’ta Burdur, Ağlasun’da yapıldı.

 

– Cumhurbaşkanlığı Adaylık Ofisi’yle iletişiminiz nasıl?

– Adaylık Ofisi’nde de güçlü bir kadro var ve onlarla iletişimimiz mevcut tabii. Bunu daha da geliştirmek için Ekonomik Eşgüdüm Konseyi diye bir yapı da kuruldu. Amaç parti ile CAO tarafını bütünleştirmek. Birlikte konuşarak, toplanarak ilerleyeceğiz. CAO’da ekonomiyle ilgili görev alan kişilerin hepsiyle zaten bir şekilde tanışıyoruz. Özellikle Hazine ve Maliye Politika Kurulu Başkanı olan Kerim Rota ile yakın iletişim halindeyiz. Ekonomik Eşgüdüm Konseyi’nin de katkısıyla, tüm kurul başkanlarıyla bir söylem ve eylem bütünlüğü kuracağız. Bu konuyu geçenlerde Medyascope’tan Özgecan Özgenç ile detaylı olarak konuştuk.

– Bazı çevrelerden CHP’ye sıklıkla yöneltilen bir eleştiri var. “Ekonomide neler yapacağınızı bilmiyoruz; daha çok güven vermeniz gerekiyor” deniyor. Bu eleştirileri nasıl karşılıyorsunuz ve bu konuda neler yapmayı düşünüyorsunuz?

– İletişime dair eleştirileri doğal karşılamakla birlikte, belli kesimlerde kendini besleyen ezberci bir söylem olduğunu da düşünüyorum. Bunu vatandaşlara yönelik olarak değil, medya tarafı için söylüyorum. Cumhuriyet Halk Partisi’nin programına bakmak, biraz çalışmak da gerekiyor, geçen dönemlerden farklı neler söyleniyor diye.

Geride kalan dönemde yeni parti programı üzerinde çalışıldı ve bu program kurultayda onaylandı. Önümüzdeki aylarda ise bir hükümet programı hazırlanacak ve bu yıl ortasına kadar tamamlanacak. İş başına gelirsek neler yapacağımız belirlenmiş olacak. Bu sürecin tamamlanması sonrasında kendimizi ve vaatlerimizi halka anlatmak daha kolay olacak.

Mesela dolaylı vergilerin payını düşüreceğiz diyoruz parti programında. Ama nasıl düşüreceğiz? Bunu bütçe dengesini bozmadan nasıl yapacağız? Bu tür soruların yanıtlarını hükümet programında göreceğiz. Genel Başkanımız Özgür Özel’in söyleminde de o somut politikalardan örnekler görmeye başlayacaksınız. Aynı zamanda örgüt de bunları dillendirmeye başlayacak.

Anadolu’daki STK’larla ve esnafla Cumhuriyet Halk Partisi’nin ilişkisi zaten her zaman var. Kurultaydan önceki dönemde Yalçın Karatepe başkanlığında Anadolu’da çok sayıda il ziyaret edilip, parti programının yazılmasıyla ilgili olarak görüş ve bilgiler toplanmıştı. Bizim içinde bulunduğumuz dönemdeki misyonumuz ise yeni ekonomi politikalarını daha da somutlaştırmak ve bunları özellikle genel başkanımızın söylemine yerleştirmek. Elbette sadece bir kişinin mitingleri ya da eylemleriyle olacak bir iş değil bu. Örgütü de bu programla ilgili eğitip onların da iletişimlerini belli başlı kavramlar üzerine kurmalarını sağlamalıyız.

– İktidar son genel seçimleri kazanabilmek için 2021- 2023 döneminde çok çılgın ekonomi politikaları uygulamıştı. Onların bedelini hâlâ ödüyoruz halk olarak. Önümüzdeki aylarda benzer politika değişiklikleri olacağını öngörüyor musunuz?

– Bence mutlaka olacak. 2023 öncesinin bedelinin seçimlerden sonra ödeneceğini bizler zaten o zamanlarda da söylüyorduk. “Bu göstergeler kimseyi yanıltmasın” diyorduk ama karşılık olarak bize ‘mandacı ekonomistler’ ve çok farklı şeyler deniyordu. Ne yazık ki dediklerimiz doğru çıktı ve bugün açlık sınırı 31 bin TL’ye ulaşmış durumda. Asgari ücret de bu yıla açlık sınırının altında başladı ve 2026’nın sonuna geldiğimizde insanlar 33 ay boyunca açlık sınırının altında yaşamaya mahkum edilmiş olacaklar. Yoksulluk sınırı olarak baktığımızda ise, çok daha geniş bir kitlenin birçok şeyden yoksun olduğunu görüyoruz.

Seçim öncesinde mutlaka bunun bir telafisini yapmaya çalışacaklar. Ama 2023 öncesi gibi çılgınca politikalar olmayacaktır. Onun yerine daha nokta atış icraatlarla, bugüne kadar ezilen, fakirleştirilen orta sınıfı bir takım desteklerle iyi hissettirmeyi deneyeceklerdir. Bizim işimiz de bunların sürdürülemez olduğunu, alım gücü kaybının seçimden sonra devam edeceğini anlatmak olacak.

Gerçek bir kalkınma ya da gerçekten bir refah hissettirecek politikaların ancak bir iktidar değişikliğiyle mümkün olacağını anlatacağız. Biz kapsamlı bir ekonomi politikasıyla, büyüme sorunu olmayan ama paylaşım sorunu olan bir ülkenin acısını gidermeye hazırız. Eğer gerekli değişim yaşanmazsa ülkemiz ekonomik ve sosyal bakımdan çok büyük bir darboğaza gidiyor. Toplumsal sıkışmışlığı farklı icraatlarla aşmak zorundayız ve bu görev de CHP olarak bize düşüyor.