Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Sponsorlu Bağlantılar


sabancı reklam

reklam

 trendyolreklam

Enflasyon verisi sonrası Prof. Dr. Soner Gökten’den sert eleştiri: Bu tablo, parası olanı korur, olmayanı ezer

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı temmuz ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), aylık bazda %2,06 oldu. TÜİK’in enflasyon verilerine ilişkin açıklamada bulunan Prof. Dr. Soner Gökten, “Bu program, bir ekonomi programı değil, açıkça bir finans programıdır. Bu politika parası olanı korurken, olmayanı eziyor” ifadelerini kullandı.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı temmuz ayı Tüketici Fiyat Endeksi

TÜİK’in temmuz ayı enflasyon verilerine karşı eleştiriler sürüyor. Aylık %2,06 olarak açıklanan Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), piyasa beklentilerinin altında kalırken, Prof. Dr. Soner Gökten’den dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Gökten, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, TÜFE’nin toplumun geniş kesimlerinin yaşadığı gerçek maliyeti yansıtmadığını belirtti.

“Bu program açıkça bir finans programıdır”

“Bu program, bir ekonomi programı değil, açıkça bir finans programıdır” diyen Gökten, hükümetin uyguladığı politikanın parası olanı korurken, olmayanı ezdiğini ifade etti. Gökten, barınma, beslenme ve ulaşım gibi temel ihtiyaç kalemlerinde yaşanan reel fiyat artışlarımım dar gelirli vatandaşların günlük yaşamını doğrudan etkilediğini vurguladı.

Özellikle konut harcamalarının TÜFE sepetinde %16,5’lik payla temsil edilmesini eleştiren Gökten, “Konut ağırlığı gerçek yaşam maliyetini temsil etmiyor. Kiracılık oranı artarken, kira artışları TÜFE’ye kademe kademe yansıyor. En kötüsü henüz verilere yansımadı” dedi.

Finans kesiminin memnuniyet duyduğu verilerin, geniş halk kesimlerinin derinleşen yaşam krizini perdelediğinin altını çizen Gökten, şöyle devam etti:

“Makro göstergeler değil, mikro gerçeklik konuşmalı. Ve bu gerçeklik, TÜİK’in enflasyonuyla değil; pazar filesiyle, kira kontratıyla, dolmuş ücret tarifesiyle ölçülmeli.”