DEİK Başkanı Nail Olpak, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında düzenlenen Türkiye-ABD Savunma Sanayii İş Birliği Yuvarlak Masa Toplantısı’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Artan küresel güvenlik risklerinin savunma tedariki, üretim kapasitesi ve sürdürülebilir sanayi altyapısı alanlarında daha kapsamlı iş birliklerine ihtiyaç doğurduğunu ifade eden Olpak, Türkiye’nin savunma sanayii yetkinlikleri ile ABD’nin teknolojik kapasitesinin önemli bir sinerji oluşturabileceğini belirtti.
Olpak, “Türkiye’nin gelişmiş üretim kabiliyeti, çevik sanayi altyapısı ve savunma sanayisindeki deneyimi, Amerikan savunma ekosisteminin teknoloji liderliği ve tedarik ihtiyaçlarıyla birleştiğinde önemli bir değer ortaya çıkıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Türk ve Amerikan şirketleri aynı masada buluştu
Toplantının, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Salih Ayhan, ABD Savunma Bakan Yardımcısı Michael Duffey, DEİK/Türkiye-ABD İş Konseyi Başkanı Murat Özyeğin, American-Turkish Business Roundtable Başkanı General James Jones, AmCham Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Emre Karter ve iki ülkenin savunma sanayii temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildiğini aktaran Olpak, görüşmelerde iş birliği imkanlarının ele alındığını kaydetti.
ABD’nin önde gelen 8 savunma sanayii şirketi ile Türkiye’nin sektörde faaliyet gösteren 12 firmasının toplantıda bir araya geldiğini belirten Olpak, görüşmelerde tedarik zincirleri, ortak üretim imkanları ve iş birliği önündeki engellerin kaldırılmasına yönelik çözüm önerilerinin değerlendirildiğini bildirdi.
“Türkiye’nin jeopolitik konumu ekonomik avantaja dönüşüyor”
Türkiye’nin NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yapmasının yalnızca diplomatik ve askeri açıdan değil; ekonomi, teknoloji, savunma sanayii ve yatırım ortamı açısından da önemli sonuçlar doğuracağını vurgulayan Olpak, güvenlik kavramının artık enerji, kritik mineraller, siber güvenlik, yapay zeka ve tedarik zincirlerini de kapsayan geniş bir çerçeveye ulaştığını ifade etti.
Olpak, “Türkiye’nin jeopolitik avantajı aynı zamanda ekonomik ve ticari bir avantaja dönüşmüş durumda” dedi.
Savunma sanayisinin ekonomik ve ulusal güvenlik politikalarının kesişim noktasında yer aldığını belirten Olpak, NATO Zirvesi’nin yalnızca güvenlik politikalarının değil, yeni ekonomik iş birliklerinin de konuşulduğu bir platform olduğunu söyledi.
“Türk savunma sanayisi küresel tedarik zincirlerinde daha fazla rol alabilir”
Türk savunma sanayisinin son 20 yılda yerlilik oranını yüzde 80’in üzerine çıkardığını belirten Olpak, sektörün NATO ülkeleriyle ortak üretim, teknoloji geliştirme ve tedarik zinciri entegrasyonu açısından önemli bir kapasiteye ulaştığını kaydetti.
Olpak, NATO ülkelerinin savunma üretim kapasitesini artırmaya yönelik politikalarının Türk firmaları için yeni fırsatlar sunduğunu ifade ederek, Türkiye’nin uluslararası yatırım ve teknoloji ortaklıklarını geliştirme potansiyeline dikkat çekti.
DEİK olarak süreci yalnızca bir güvenlik zirvesi olarak değil, Türkiye’nin ekonomik rekabet gücünü artıracak stratejik bir fırsat olarak değerlendirdiklerini belirten Olpak, yeni dönemde ülkeler ve şirketler açısından “güven rekabetinin” de önemli bir unsur haline geldiğini söyledi.
Olpak, DEİK’in ticari diplomasi faaliyetleriyle Türkiye’nin küresel ekonomik sistemdeki konumunu güçlendirmeye yönelik çalışmalarını sürdüreceğini ifade etti.
tclira.com


