Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK), 1–7 Mart Deprem Haftası kapsamında düzenlediği basın toplantısında Türkiye’nin deprem riskine karşı finansal hazırlık düzeyi ve risk azaltım politikalarına ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Kurum, 25 yıllık faaliyet süresi boyunca toplam yaklaşık 2 milyar dolar tazminat ödemesi gerçekleştirildiğini açıkladı.
“Yalnızca bir hatırlatma değil, hazırlık seviyesinin sürekli değerlendirilmesi gereken bir süreç”
DASK Genel Sekreteri Balkır Demirkan, Deprem Haftası’nın yalnızca bir hatırlatma değil, hazırlık seviyesinin sürekli değerlendirilmesi gereken bir süreç olduğunu belirtti. Deprem gerçeğiyle yaşayan bir ülkede finansal güvence sisteminin güçlendirilmesinin kritik olduğunu ifade eden Demirkan, kurumun 25 yıllık kurumsal deneyiminin kriz anındaki operasyonel kapasitenin temelini oluşturduğunu söyledi.
2023 Kahramanmaraş depremleri sonrasında yaklaşık 630 bin hasar ihbarı alındığını belirten Demirkan, ihbarların ardından ilk 24 saat içinde ödemelerin başlatıldığını ifade etti.
Türkiye genelinde yaklaşık 12 milyon zorunlu deprem sigortası poliçesi bulunduğunu belirten Demirkan, sigortalılık oranının artırılmasının afet sonrası toparlanma hızını doğrudan etkilediğini vurguladı. Demirkan, sigorta sisteminin yalnızca hasar ödemeye odaklanmadığını, risk gerçekleşmeden önce hazırlık seviyesinin güçlendirilmesini hedeflediğini belirtti.
“Yerli reasürans kapasitesi stratejik önem taşıyor”
Türk Reasürans Genel Müdür Vekili Özgür Bülent Koç, 6 Şubat depremlerinin finansal sistem açısından da önemli bir sınav olduğunu ifade etti. Koç, yaklaşık 1,6 milyar dolar tutarında tazminat ödemesi yapıldığını belirterek DASK’ın 25 yıllık tarihinde gerçekleştirilen toplam ödemenin yaklaşık 2 milyar dolar seviyesinde olduğunu, bunun büyük bölümünün tek bir afet sürecinde gerçekleştiğini söyledi.
Koç, doğal afetlerin maliyetinin küresel ölçekte hızla arttığını ve iklim değişikliğine bağlı risk artışının reasürans piyasalarında kapasite maliyetlerini yükselttiğini ifade etti. Küresel kapasitenin daraldığı dönemlerde yüksek riskli ekonomilerin daha kırılgan hale geldiğini belirten Koç, yerli reasürans kapasitesinin ekonomik istikrar açısından kritik bir unsur olduğunu vurguladı.
Toplantıda ayrıca bu yıl dokuzuncusu düzenlenen DASK Depreme Dayanıklı Bina Tasarımı Yarışması hakkında da bilgi paylaşıldı. Yarışmaya bu yıl 30 üniversiteden 38 başvuru yapıldı. Yarışma Başkanı Mustafa Erdik, Balkanlar, Orta Asya ve Kuzey Afrika’daki teknik üniversitelere de davet gönderildiğini belirterek Kosova, Azerbaycan, Yunanistan ve Romanya’dan dört, Türkiye’den ise 21 üniversitenin finale katılmaya hak kazandığını açıkladı.
Deprem güvenliğinin tasarım aşamasında başladığını vurgulayan Erdik, bilimsel veri ve performans temelli mühendislik yaklaşımının kayıpları önemli ölçüde azaltabileceğini ifade etti.
“Güveni Mühendislikte, Gücü Dayanışmada Buluyoruz” temasıyla düzenlenen yarışmanın finali 13–15 Mayıs 2026 tarihlerinde İstanbul’daki Osmanlı Arşivleri’nde gerçekleştirilecek. Finale kalan takımlar tasarladıkları ölçekli bina modellerini sarsma masasında test ederek performans kriterlerine göre değerlendirilecek.

tclira.com
