Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, İBB davasının ilk duruşması öncesinde YouTube hesabında yayımlanan bir videoyla siyasete giriş hikâyesini anlattı. İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nin X hesabından yaptığı paylaşımda, bir yıldır “haksız yere tutsak halde” olduğunu belirterek, duruşmada savunma yapmayacağını ifade etti.
“Savunma yapmayacağım, yargılayacağım”
İmamoğlu paylaşımında, “Bir yıl sonunda duruşma aşamasına geldik. Bir yıldır haksız yere tutsak haldeyiz. Yarın mahkeme salonunda olacağız ve ben savunma yapmayacağım, yargılayacağım. Duruşma öncesi neden siyasete girdiğimi, derdimin millet olduğunu anlatmak istedim” ifadelerini kullandı.
Videoda çocukluk ve gençlik yıllarına değinen İmamoğlu, küçük yaşlardan itibaren çalışarak büyüdüğünü belirtti. Babasıyla birlikte dükkân açtığı günleri anlatan İmamoğlu, çocukluğunda tarım işlerinde çalıştığını, pazarda yük taşıdığını ve annesinin ürettiklerini sattığını söyledi. Ailesinde kadınların da çalıştığını vurgulayan İmamoğlu, emeğin cinsiyeti olmadığını küçük yaşta öğrendiğini ifade etti.
İstanbul’a geldikleri yılların ekonomik açıdan zor geçtiğini belirten İmamoğlu, üniversite eğitimi sırasında bir yandan çalıştığını, inşaat projelerinde görev aldığını ve kenti toplu taşımayla dolaşarak ev satmaya çalıştığını anlattı. Akaryakıt istasyonunda gece nöbet tuttuğunu ve araç camlarını temizlediğini dile getiren İmamoğlu, liyakat anlayışını bu süreçte öğrendiğini söyledi.
Siyasete giriş sürecine de değinen İmamoğlu, Beylikdüzü’nde yaşadığı dönemde kentte plansızlık gördüğünü ve bu nedenle siyasete girdiğini belirtti. 2008 yılında siyasete başladığını aktaran İmamoğlu, ön seçim istediğini, bazı dönemlerde aday gösterilmediğini ancak küsmeyerek çalışmayı sürdürdüğünü ifade etti.
2014 yılında belediye başkanlığını kazandıklarını belirten İmamoğlu, bu süreçte mahalle mahalle dolaştıklarını ve siyasetin nabzının sokakta attığını öğrendiğini söyledi. Belediye başkanı olduktan sonra kentte yaşam vadileri, kültür merkezleri ve dayanışma projeleri hayata geçirdiklerini belirten İmamoğlu, amaçlarının kentte aidiyet duygusunu güçlendirmek olduğunu kaydetti.
“Bir ülkede hukuk zayıflarsa ekonomi de zayıflar”
İstanbul’daki görev dönemine de değinen İmamoğlu, bir çocuğun kendisinden annesine iş bulmasını istemesinin siyasette kalma sebeplerinden biri olduğunu ifade etti. Son dönemde yaşanan gelişmelere ilişkin konuşan İmamoğlu, aile şirketlerine kayyum atandığını ve 77 yaşındaki babasının emekli maaşına el konulduğunu söyledi.
İmamoğlu, “Bu mesele şahsi değil. Eğer hukuk keyfi hale gelirse kim güvende kalır? Mülkiyet hakkı insanın emeğinin karşılığıdır. Bir ülkede hukuk zayıflarsa ekonomi de zayıflar” dedi.
Siyasete zenginleşmek için girmediğini vurgulayan İmamoğlu, ülkenin daha adil olabileceğine inandığı için siyaset yaptığını belirterek, “Belki bugün zor bir dönemden geçiyoruz ama bu ülke yeniden nefes alacak. Çocuklar kaygıyla değil umutla büyüyecek” ifadelerini kullandı.
tclira.com
