Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Sponsorlu Bağlantılar


ata-yatirim


Advertisement

Cari açıkta finansmanın ağırlığı krediler ve rezervlere kaydı

Türkiye’nin yıllıklandırılmış cari açığı mayıs ayında 37,3 milyar dolara ulaştı. Açığın finansmanında 46,7 milyar dolarlık kredi girişi ve 32,3 milyar dolarlık rezerv azalışı öne çıkarken, doğrudan yatırımların katkısı yalnızca 1,8 milyar dolarda kaldı. Veriler, dış finansmanın kalıcı sermaye girişlerinden çok borçlanma ve rezerv hareketlerine dayandığını gösteriyor.

Türkiye’nin yıllıklandırılmış cari açığı mayıs ayında 37,3 milyar dolara ulaştı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın mayıs ayı ödemeler dengesi verileri, cari açığın yalnızca büyüklüğünü değil, nasıl finanse edildiğini de yeniden gündeme taşıdı.

Mayısta cari işlemler hesabı 1 milyar 459 milyon dolar açık verdi. Altın ve enerji hariç cari işlemler hesabında ise 3 milyar 626 milyon dolarlık fazla oluştu. Yıllıklandırılmış cari açık 37,3 milyar dolara yükselirken hizmetler dengesi 62,5 milyar dolarlık fazla ile dış dengenin en güçlü destekleyicisi oldu.

Krediler 46,7 milyar dolarla ilk sırada

Yıllıklandırılmış verilere göre cari açığın finansmanına en büyük katkı 46,7 milyar dolarla kredilerden geldi. Portföy yatırımları 5,3 milyar dolar, doğrudan yatırımlar 1,8 milyar dolar ve ticari krediler 200 milyon dolar katkı sağladı.

Buna karşılık efektif ve mevduat kalemi 18,8 milyar dolarlık negatif etki yarattı. Merkez Bankası rezervlerinde ise 32,3 milyar dolarlık azalış gerçekleşti. Rezerv azalışı, cari açığın finansmanında önemli bir kaynak kullanıldığını gösterdi.

Doğrudan yatırımın payı sınırlı kaldı

Finansman yapısında doğrudan yatırımların yalnızca 1,8 milyar dolar seviyesinde kalması dikkat çekti. Bu rakam, 37,3 milyar dolarlık yıllık cari açığın yaklaşık yüzde 5’ine karşılık geliyor.

Kredilerin katkısı ise cari açık tutarını aşmış durumda. Bu görünüm, Türkiye’nin dış finansman ihtiyacını ağırlıklı olarak borçlanma ve rezerv hareketleriyle karşıladığını ortaya koyuyor.

Doğrudan yatırım, üretim kapasitesi ve uzun vadeli sermaye bağlantısı nedeniyle daha kalıcı bir finansman kaynağı olarak görülürken, kredi ve portföy girişleri küresel faizlere ve risk iştahına daha duyarlı bir yapı taşıyor.

Mayısta portföyden 3,1 milyar dolar çıktı

Aylık verilere bakıldığında mayısta portföy yatırımlarında 3 milyar 69 milyon dolarlık net çıkış kaydedildi. Yabancı yatırımcılar hisse senedi ve yatırım fonu piyasasında 2 milyar 786 milyon dolarlık, devlet iç borçlanma senetlerinde ise 287 milyon dolarlık net satış yaptı.

Aynı ay bankalar ve diğer sektörler yurt dışından net kredi kullanırken resmi rezervlerde 3,3 milyar dolarlık azalış yaşandı. Bu tablo, yıllıklandırılmış finansman görünümünün güçlü kredi girişlerine dayanmasına rağmen kısa vadeli sermaye hareketlerinde kırılganlığın sürdüğünü gösteriyor.

Asıl sorun açığın büyüklüğünden çok finansmanın niteliği

Cari açık tek başına ekonomik kırılganlığın yeterli göstergesi değil. Açığın doğrudan yatırımla mı, kısa vadeli portföy girişiyle mi, dış borçlanmayla mı yoksa rezerv kullanımıyla mı finanse edildiği daha belirleyici.

Mayıs verileri, Türkiye’nin cari açığı finanse edebildiğini ancak bu finansmanın önemli bölümünün krediler ve rezerv azalışından geldiğini gösteriyor. Kalıcı ve üretken sermaye niteliğindeki doğrudan yatırımların düşük payı ise dış finansmanın kalitesine ilişkin soru işaretlerini koruyor.

Cari açıkta finansmanın ağırlığı krediler ve rezervlere kaydı

tclira.com