Bayer, 2026 yılında tahvil geri ödemeleri ve ABD’de devam eden Roundup davalarından kaynaklanan milyarlarca euroluk yükümlülük nedeniyle bilançosunu güçlendirmeye yönelik yeni bir finansman modeli tercih etti. Anlaşma kapsamında Apollo tarafından yönetilen fonlar, yeni oluşturulacak şirkette kontrol sağlamayan azınlık payına sahip olacak.
Operasyonel kontrol Bayer’da kalacak
Yeni yapı altında Bayer’ın uzun etkili geri dönüşümlü doğum kontrol ürünleri faaliyetleri toplanacak. Şirket, çoğunluk hissedarı olarak kalmaya devam edecek ve ürün geliştirme, üretim, pazarlama ile günlük operasyonları yönetmeyi sürdürecek.
Apollo ise yalnızca finansal yatırımcı konumunda olacak. Yeni şirketin yönetiminde söz sahibi olmayacak ve yatırımının ekonomik getirisine ortak olacak.
Bayer ayrıca bu faaliyet alanını ilaç bölümünün temel iş kollarından biri olarak muhafaza edecek. Gelirler, giderler, varlıklar ve yükümlülükler de şirketin konsolide mali tablolarında yer almaya devam edecek.
3 milyar euro bilançoya destek sağlayacak
Anlaşma sayesinde Bayer yaklaşık 3 milyar euro tutarında öz kaynak elde edecek. Şirket, bu kaynağın kullanımına ilişkin ayrıntılı planını açıklamazken, finansmanın özellikle tahvil geri ödemeleri ve dava süreçlerinden kaynaklanan likidite ihtiyacını karşılamada kullanılmasının beklendiği ifade edildi.
Bayer Finans Direktörü Judith Hartmann, işlemin şirketin sermaye yapısını güçlendireceğini ve finansal esnekliğini artıracağını belirtti.
Şirket böylece yeni borçlanmaya gitmeden veya ilave tahvil ihraç etmeden finansman sağlamış olacak.
Dava yükü nakit ihtiyacını artırıyor
Bayer’ın karşı karşıya olduğu en büyük finansal baskılardan biri ABD’de devam eden Roundup davaları olarak öne çıkıyor. Şirket, yalnızca 2026 yılı içinde bu davalar kapsamında yaklaşık 5 milyar euro ödeme yapılmasını bekliyor.
Daha önce hukuki yükümlülüklerini 7,8 milyar eurodan 11,8 milyar euroya yükselten Bayer, serbest nakit akışının da 2026 yılında eksi 1,5 milyar ile eksi 2,5 milyar euro arasında gerçekleşmesini öngörüyor.
Aynı dönemde vadesi gelen tahvil ödemeleri de şirketin likidite ihtiyacını artıran diğer önemli unsur olarak dikkat çekiyor.
Borç yerine ortaklık modeli
Bayer, finansman ihtiyacını karşılamak için yeni borç almak yerine belirli bir iş koluna yatırımcı ortak almayı tercih etti. Bu yöntem sayesinde şirket faiz yükünü artırmadan öz kaynak yaratırken, faaliyet alanının kontrolünü de elinde tutmayı başardı.
Öte yandan Apollo, sahip olacağı azınlık payı oranında söz konusu iş kolunun gelecekte elde edeceği kârdan pay alacak. Bu nedenle anlaşmanın uzun vadeli maliyeti, doğum kontrol ürünleri faaliyetlerinin performansına bağlı olarak şekillenecek.
İşlemin üçüncü çeyrekte tamamlanması bekleniyor
Bayer ve Apollo, anlaşmanın 2026 yılının üçüncü çeyreğinde gerekli düzenleyici onayların alınmasının ardından tamamlanmasını hedefliyor.
İşlemin planlanan takvimde sonuçlanması halinde Bayer, 3 milyar euroluk kaynağı yılın ikinci yarısında bilançosuna dahil edecek. Sürecin uzaması ise şirketin likidite planlamasında değişikliğe neden olabilecek.
Alternatif finansman yöntemleri öne çıkıyor
Yüksek faiz ortamı ve artan hukuki maliyetler, küresel şirketleri geleneksel borçlanma yerine alternatif finansman modellerine yönlendiriyor. Azınlık payı ortaklıkları da bu yöntemlerden biri olarak öne çıkarken, şirketler faaliyetlerini tamamen elden çıkarmadan sermaye elde edebiliyor.
Bayer-Apollo anlaşması, özel sermaye fonlarının sağlık sektöründeki yatırımlarının da giderek arttığını gösteriyor. Şirket açısından ise temel öncelik, dava yükümlülükleri ve borç geri ödemelerini yönetirken ilaç faaliyetlerindeki büyümesini sürdürmek olarak değerlendiriliyor.


