Türkiye’nin ilk halkla ilişkiler şirketi olan A&B İletişim, 53 yıllık etik anlayışını koruma ve geleceğe taşıma kararı alarak tüm hisselerini Armaş Vakfı’na devretti. Şirket, yoluna A&B Danışmanlık adıyla devam edecek.
Bu adım, klasik bir şirket devrinin ötesinde; iletişim gibi son derece güçlü, aynı zamanda yüksek sorumluluk taşıyan bir alanda mülkiyet yerine misyonu, kısa vadeli kazançlar yerine etik sürekliliği merkeze alan bilinçli bir kurumsal tercih olarak öne çıkıyor.
Yeni yapıyla birlikte A&B Danışmanlık; iletişim danışmanlığını, Armaş Vakfı’nın iklim, sürdürülebilirlik, etik, toplumsal etki ve liderlik alanlarındaki bilgi birikimiyle birleştirerek hizmet kapsamını genişletiyor.
Yeni dönemde A&B Danışmanlık;
- Etik yönetim ve kurumsal değer tanımlaması,
Sürdürülebilirlik ve iklim iletişimi,
Topluluk oluşturma ve değişim liderliği,
“Yeşil” ve “mavi” yıkamadan arınmış şeffaf iletişim modelleri üzerine çalışan kurumlar için uzun vadeli bir iş ortağı olmayı hedefliyor.
Dünyada Bosch, Patagonia; Türkiye’de Elginkan Vakfı gibi örneklerle bilinen vakıf–şirket modelleri, genellikle sanayi ve üretim alanlarında uygulanıyor. A&B’nin bu modeli iletişim sektörüne taşıması ise iş dünyasına yeni bir önerme sunuyor:
“İletişim yalnızca anlatmak değil; doğruyu, sorumluluğu ve uzun vadeli etkiyi savunmaktır.”
53 yıllık etik çizginin kurumsal güvencesi
1973 yılında Prof. Dr. Alâeddin Asna tarafından kurulan A&B, Türkiye’de halkla ilişkiler mesleğinin etik çerçevesinin oluşmasında öncü bir rol üstlendi. Kurucusunun akademik hayata geçmesinin ardından şirket, Sibel Asna Özesmi liderliğinde bu çizgiyi koruyarak kurumlara ve sivil topluma danışmanlık vermeyi sürdürdü. Armaş Vakfı ise 2021 yılında iklim, çevre, sürdürülebilirlik, etik ve iletişim alanlarında toplumsal bilinç geliştirmek, genç yönetici adaylarını adil ve sorumlu liderlik anlayışıyla yetiştirmek amacıyla kuruldu. Vakıf, birçok sivil toplum kuruluşuyla ortak projeler yürütüyor. Atılan bu adım ise iletişim sektöründe bir ilki temsil ederken, A&B İletişim’in değerleri artık kişilere bağlı olmadan, vakıf çatısı altında kurumsal bir güvenceye kavuşuyor. Şirket, bu yeni yapısıyla yalnızca varlığını sürdürmeyi değil; etik ilkelere dayalı iş yapış biçimini kalıcı hale getirmeyi amaçlıyor.
Sibel Asna Özesmi: “Bu yapısal değil, vicdani bir karar”
A&B Danışmanlık ve Armaş Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Asna, alınan kararı şöyle değerlendirdi:
“Markaların kalıcılığı ve değerleri kişilere bağlı olmamalı. A&B, kuruluşundan bu yana yalnızca başarıyı değil; insanı, toplumu ve çevreyi merkeze alan bir etik anlayışı savundu. Bu değerlerin zaman içinde aşınmasına izin vermemek için onları misyonu kâr olmayan dünya ve toplum yararına faaliyet gösteren bir yapının içine almak istedik. A&B’nin Armaş Vakfı çatısı altına girmesi, benim için aynı zamanda Prof. Alâeddin Asna’ya ve bu mesleğin etik sorumluluklarına karşı bir vefa. Dünyanın ciddi etik değerler kaybı yaşadığı bu dönemde, iletişim alanında çalışan kurumların yönetimlere doğruyu göstermede çok daha büyük bir sorumluluğu olduğuna inanıyorum. A&B Danışmanlık bu yeni dönemde kurumlara yalnızca iletişim değil; anlam, güven, itibar ve kalıcılık sunan bir ortaklık modeli öneriyor.”
Etik taahhütler
A&B Danışmanlık; fosil yakıtlarla çalışan markalarla çalışmama prensibini benimseyen Clean Creatives inisiyatifinin katılımcısı, UN Women’s Empowerment Principles (WEPs) imzacısı olarak etik duruşunu yalnızca söylemde değil, uygulamada da sürdürmeye devam ediyor.
tclira.com
